"İstediğim nokta, Kürtlük nâmûs ve haysiyetini muhafaza; ve yiğit, kahraman Arnavutlara meşrutiyet ve adalete hizmet ile iktida ediniz." Arnavutlar ne yapmış ki, Üstad Kürtlerin onlara uymasını istiyor?


"Bunu da muhakkak bilin; Her tarafa hücum eden medeniyete karşı vahşetinizi muhafaza edemezsiniz. Bu “vahşet” lafzından darılmayınız. Zîrâ evvel nefsime söylüyorum... Hem de kabahat hükümetindir. İstediğim nokta Kürtlük nâmûs ve haysi­yetini muhafaza; ve yiğit, kahraman Arnavutlara meşrutiyet ve adalete hizmet ile iktida ediniz. Bu hâl-ı hazır, saadetimize herkesten ziyade hizmet edecektir. Çünkü herkesten ziyade istibdattan biz zarar görmüşüz..."(1) 

Arnavutlar Avrupa medeniyetine en yakın ve İslam’ın en ileri karakolu olmasına rağmen, asla Avrupa’nın hileci ve istilacı politikasına kanmamış ve  Osmanlıya ihanet etmemiştir. Başta Kürtler olmak üzere, diğer İslam kavimleri de bu hususta Arnavutları örnek almaları gerekir, deniliyor. Yani Kürtlerin Osmanlıya bağlı kalması bir namus haysiyet meselesidir. 

"Kahraman Arnavutlara meşrutiyet ve adalete hizmet ile iktida ediniz." Buradaki meşrutiyet ve adaletten maksat, Osmanlıdır. Zaten o dönemde Osmanlı meşrutiyet denemesi içindedir.

(1) bk. Asar-ı Bediiyye, Nutuklar, s.476.