"Lisana âşina olmayan evlâd-ı Ekrad yalnız medaris-i ilmiyeyi mâden-i kemâlat bilmeleri ve mekatib muallimlerinin lisan-ı mahalliye adem-i vukufiyetleri cihetiyle maariften mahrum kalmaktadır. Bu ise; vahşeti, keşmekeşi, dolayısıyla garbın şematetini davet ediyor..." İzah eder misiniz?


Osmanlının son dönemlerinde, Kürtler iki sebepten dolayı eğitimden mahrum kalıyorlar. Birincisi o dönemlerde Kürtlerin yoğun yaşadığı Doğu'da Kürtçe ve Arapça eğitim veren medreseler ağırlıkta olmasından dolayı, Kürtler bütün gelişim ve mükemmelliklerini bu kaynakta görüyorlar ve bundan başkasına itibar etmiyorlar. Dolayısı ile çağın kazanımlarından mahrum kalıyorlar.

Diğer bir sebep, Türkçe eğitim veren öğretmenlerin Kürtçe bilmedikleri için Kürt insanı ile sağlıklı bir iletişim kuramamalarıdır. Dolayısı ile Kürtler yeni ve güncel eğitimden mahrum kalıyorlar.

Yeterli eğitimi alamayan bir toplum ise, kaos ve karmaşaya müsait bir hâle geliyor. Bu da emperyalist güçlerin iştahını kabartan bir sosyal sorundur.

Toplumun güncel gelişmelerden kendini izole etmesi, hem çağın gerisinde kalması körü körüne bir taklitçiliği netice veriyor. Bu da şüphe ve vehim hastalığını besleyen manevi ve sosyal hastalıklardır. Eski dönemlerde her hususta Kürtlerin gerisinde olanlar, bugün Kürtlerin geri kalmalarından istifade ediyorlar. Bu da milletini seven aydınları düşündüren bir sosyal yaradır. Hatta bu sorun ileride çok büyük bir anarşiye sebep olabilir...