"O lem'alar, yüksek birtek güneşin cilve-i in'ikâsıdırlar ve güneşin vücudunu muhtelif dillerle yad ediyorlar ve ışık parmaklarıyla ona işaret ediyorlar." cümlesini izah eder misiniz?


Kâinatın içindeki her bir sanat ve her bir eser, Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden levhalar hükmündedir. Mesela, çiçek renkler ve şekiller eli ile tevhide işaret ediyor, elma tat ve rızık noktasından sahibine delalet ediyor. Aynı şekilde gök yüzündeki yıldızlar ve güneş gibi parlak cisimler de o muhteşem bitmek tükenmek bilmeyen enerji ve yakıtları ile sanatkarı ve sahibi olan Allah’a işaret ve delalet ediyorlar.

Çiçeğin tevhide olan işaret sermayesi nasıl renk ve şekillerin harika tasviri ise, aynı şekilde gök cisimlerinin işaret sermayesi de ışıklardır. Işık parmakları bu manaya geliyor. Nasıl şehirdeki ışık saçan lambalar bir elektrik merkezine bakıyor ise, gök yüzündeki nurani ve ışıklı lambalar hükmünde olan yıldızlar da Allah’ın varlığına ve birliğine işaret ediyor demektir.

Ya da güneşin yansıdığı her bir cam parçası, su damlası ve parlak şeyler ayrı ayrı bir şekilde güneşin varlığına işaret ettikleri gibi, kâinattaki her bir sanat ve eser de Allah’ın varlığına ve birliğine işaret edip ispat ediyor.

Denizin üzerindeki kabarcıklar, yansıttığı küçük ışık hüzmeleri ile güneşe işaret ediyor; bu kabarcıkların bu işaretlerine ışık parmakları deniliyor. Aynı mana kâinat ile Allah arasında da bulunuyor.