"Sâbit ibni Kays ibni Şemmas'ın Yemâme harbinde şehid düştüğü ve kabre koyduğumuz vakit ben hazırdım. Kabre konulurken, birden ondan bir ses geldi. Hazret-i Ömer hilâfete geçmeden, şehadetini haber.." meselesinin "Gaybı ancak Allah bilir." ayetiyle izahı?


"Üçüncü hadise: Başta İmam-ı Beyhakî gibi râviler, Abdullah ibni Ubeydullahi'l-Ensârî'den haber veriyorlar ki, Abdullah demiş: Sâbit ibni Kays ibni Şemmas'ın Yemâme harbinde şehid düştüğü ve kabre koyduğumuz vakit ben hazırdım. Kabre konulurken, birden ondan bir ses geldi:  مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ اَبوُ بَكْرِ الصِّدِّيقُ وَعُمَرُ الشَّهِيدُ وَعُثْماَنُ الْبَرُّ الرَّحِيمُ   ["Muhammed Allah’ın Resulüdür. Ebû Bekir Sıddıktır. Ömer şehiddir. Osman ise, şefkatli ve iyilikseverdir.” (Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:320; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:649; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 6:157-158)] dedi. Sonra açtık, baktık; ölü, cansız! İşte, o vakit, daha Hazret-i Ömer hilâfete geçmeden, şehadetini haber veriyor."(1)

Evvela, bu hâdise, hadisle sabittir. Hadisin kaynağını da belirttik.

İkincisi, Ehl-i sünnet itikadına göre "Allah gaybı makbul kullarına bildirebilir." Bu mânayı teyit eden çok ayet ve hadisler mevcuttur.

"Allah gaybı bilendir ve hiç kimseyi gaybına (sırlarına) muttali kılmaz; ancak kendi rızası ile bir resulünü haberdar edebilir ve Allah onun önünden ve arkasından gözcüler salar." (Cin, 72/26-27)

"Allah size gaybı bildirecek değildir. Fakat Allah elçilerinden dilediğini seçer-ayırt eder." (Âl-i İmran, 2/179)

Üçüncüsü, bu hâdise Peygamber Efendimiz (asm)'in bir mu’cizesi olup, Allah’ın O’na (asm.) nasib ettiği hususî bir durum olarak mütalaa edilebilir.

Dördüncüsü, ''Geleceği yalnız Allah bilir.'' ayetlerinin umumî hükmü, diğer ayet ve hadisler ile sınırlandırmıştır. Yani bu husustaki ayetleri şu şekilde anlamamız gerekiyor; ''Gaybı yalnız Allah bilir, Allah bildirmez ise kul kendi başına bilemez.'' demektir.

Hülasa; Ehl-i sünnet âlimleri, Allah dostları olan evliyaların birtakım ledünnî ve gaybî hallere, Allah’ın izni ve bildirmesi ile muttali olabileceğini ittifak ile kabul etmişlerdir. İbn-i Arabî Hazretlerinin bu tarz gaybî haberleri çok şöhret bulmuştur.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Beşinci İşaret.