"Ehl-i tarikat, bid’alara dayanamamışlar; hem girmişler, içinden çıkamıyorlar." Tarikatlerin bid'alara girmesi ile birlikte izah eder misiniz?


Üstad'ın bu ifadesi kendi döneminden gözlemlediği bir gerçeği yansıtıyor. Yani Cumhuriyetin ilk yıllarında tekke ve zaviyeler kapatılmış, tarikatlardan bazıları yeni rejime angaje olmuş, bazıları pes edip dağılmış, çok az bir kısmı da perde altında vazifesine devam etmeye çalışmış, ama yeterli olamamışlar.

Bu dönem hakkında yazılan tarih kitapları incelenirse, Üstadımızın ifadesi daha güzel daha sağlıklı bir şekilde anlaşılır kanaatindeyiz.

Bektaşilik ve Mevleviliğin Ehl-i sünnet çizgisinden çıktığı çok açık bir gerçektir.  Ve bu tarikatlara tabi olan birçok din alimi de reformist / bid'atçı bir çizgiye girmiştir...

Yoksa hâlihazırdaki Nakşilik, Kadrilik, Şazelilik gibi Ehl-i sünnet çizgisinde olan tarikatlar kast ediliyor değildir...