"Hem gayet şefkatli, keremli, rahmetli bir vehhâbiyet ve ihsânât görüyoruz." Bu cümledeki "rahmetli bir vehhabiyet" konusunu açar mısınız?


"Şu kâinat yüzünde, hususan zeminin sayfasında, gayet muntazam bir faaliyet görünüyor. Ve gayet hikmetli bir hallâkıyet müşahede ediyoruz. Ve gayet intizamlı bir fettâhiyet, yani her şeye lâyık bir şekil açmak ve suret vermek, aynelyakîn görüyoruz. Hem gayet şefkatli, keremli, rahmetli bir vehhâbiyet ve ihsânât görüyoruz. Öyleyse, bizzarure, şu hâl ve şu keyfiyet, Fa'âl, Hallâk, Fettah, Vehhab bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücudunu ve vahdetini ispat eder, belki ihsas eder."(1)

"Vehhab" ismi çok fazla ihsan eden, çok fazla bağışlayan demektir. "Rahmetli bir vehhabiyet"  ifadesi de çok fazla bir şefkatle ihsan eden, çok fazla bir rahmetle bağışta bulunan anlamlara geliyor.

Bu mektupta, Allah’ın kâinat sahnesinde tecelli eden isim ve sıfatlar takip edilerek tevhit ispat ediliyor. Yani kâinatta şu fiil var, bu fiilin arkasında şu isim var ve ismin arkasında şu sıfatlar var, o sıfatların arkasında da ezeli ve ebedi olan O zat var, denilmek sureti ile tevhit ispat ediliyor.

Kâinat sahnesinde görünen ihsan ve bağış fiillerinin arkasında da Vehhab ve Rahman isimleri görülüyor. Bu isimlerin arkasında sonsuz ve mutlak yedi sıfat ve bu yedi sıfatın arkasında da Zat-ı Akdes görülüyor, demektir.

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.