"Hem, tebliğ-i risalette ve nâsı hakka davette o derece metanet ve sebat ve cesaret göstermiş ki..." Bu deliller diğer dinlere de uyuyor, İslamiyet'in hak din olduğunu içime tam sindirmek istiyorum, bilgi verir misiniz?


"Hem, tebliğ-i risalette ve nâsı hakka davette o derece metanet ve sebat ve cesaret göstermiş ki, büyük devletler ve büyük dinler, hattâ kavim ve kabilesi ve amcası ona şiddetli adâvet ettikleri halde, zerre miktar bir eser-i tereddüt, bir telâş, bir korkaklık göstermemesi ve tek başıyla bütün dünyaya meydan okuması ve başa da çıkarması ve İslâmiyeti dünyanın başına geçirmesi ispat eder ki, tebliğ ve davette dahi misli olmamış ve olamaz."(1)

Yeryüzünde semavi din İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik olmak üzere üç tanedir. Bunların dışındaki dinlerin hepsi beşeri düzmeceden ibarettir. Bu üç semavi dinin Hristiyanlık ve Yahudilik olanları da muharreftir. Hristiyanlık ve Yahudiliğin içindeki akıl ve ahlak dışı gelenekler buna şahittir.

Semavi dinler temel esaslarda birbirini teyit etmektedir. Yani imanın altı esasında İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik birbirini çürütmüyor, aksine birbirini onaylayıp teyit ediyor. Bu anlamda yeryüzünde semavi din kavramı ve imanın altı esası, ezici bir kemiyet ve keyfiyet ittifakına sahiptir. Diğer beşeri mefhumlar bu ittifakı bozup zedeleyemezler. 

Hristiyanlık ve Yahudiliğin batıl olması, bu esasları inkâr etmelerinden dolayı değil, Allah’ın sıfatları konusunda sapkınlığa düşmelerinden dolayıdır. Mesela, Yahudi birisi Allah’ın varlığını ve ahireti inkâr etmiyor, sadece Allah’a yakışmayan halleri ona isnat ediyor (Melekler Allah’ın kızları, demeleri gibi) ve ahiretin sadece Yahudilere mahsus olduğunu iddia ediyorlar ki, bu hususlardan dolayı kâfir oluyorlar.

Bugün İslam dini kadar akla ve düşünmeye değer veren ve deliller üzerine atıfta bulunan başka bir din bulunmuyor. Bunun en somut örneği Kur’an’dır. Kur’an binlerce ayeti ile muhakeme ve aklı öne çıkarıyor ve insanları delil ile hakka davet ediyor. Oysa diğer dinler bağnaz ve mukallittir. Akıl ve düşünceden ancak akıl dışı dinler korkar ve korkmalıdır.

Peygamber Efendimiz (asm)'in eli ile gönderilen İslam’ın, bütün ilimlerin özüne ve künhüne vakıf olduğu aşikardır. Demek İslam Hazreti Peygamber (asm)'in kendi icadı değildir. Çünkü o bir beşerdir, beşer ise bütün ilimlerin künhüne meleke derecesinde sahip ve vakıf olamaz. Öyle ise İslam ezeli ve ebedi ilim sahibi olan Allah’ın dinidir.

Bütün ilimlerin künhüne vakıf olmadan, oradan buradan bilgi kırıntıları ile İslam’ı inşa etmek kabil değildir. Şayet Peygamber Efendimiz (asm) -haşa- kendi zeka ve ilim kırıntıları ile İslam’ı inşa etmeye kalkışmış olsa idi, malûmat-ı perişanından bir suret-i acibe temessül edecekti, yani ortaya herkesin kaçacağı garip bir ucube çıkardı. Oysa İslam herkesi kendine çeken bir cazibe merkezidir. Demek İslam Hazreti Peygamber (asm)'in uydurması değil, Allah’ın hak bir dinidir.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.