"İsraf ise şükre zıttır." ifadesini izah eder misiniz? İsraf şükrü nasıl engelliyor?


İsraf; lüzumsuz ve ölçüsüz harcamak, malı ve parayı lüzumsuz yere sarf etmek, ihtiyacından fazla tüketmek, en lüzumlu aslî vazifeleri bırakıp en lüzumsuz veya zararlı şeylerle meşgul olup ömrünü zayi etmek gibi manalara geliyor.

Ne yazık ki toplumun büyük çoğunluğunda bir israf var. Gerek ferdî gerekse içtimaî olarak birçok maddî sıkıntımızın en mühim sebeplerinden biri de israftır. Hayatımızın her alanında büyük bir israf söz konusu. Günde altı milyon ekmeğin israf edildiği söyleniyor. Hâlbuki Habib-i Ekrem Efendimiz (sav.) “Ekmeğe saygılı olun” buyurarak ona hürmet etmemizi ve israftan kaçınmamızı emir buyurmuştur.

Müsrif adamın nimetin kıymetini bilmesi, hürmet ve şükretmesi mümkün değildir. Müsriflerin daima şükürsüzlük içinde olduğunu ve şikâyet ettiklerini görürüz. 

Şükür; nimetin kıymetini takdir edilip, nimeti verene minnet ile teşekkür etmek demektir.

“Şükür mün’ime edilir; yani nimeti veren zâta şükretmek vâcibdir.” (İşaratü’l İ’caz)

Nimetin içinde nimeti vereni görebilmek yani nimeti mâna-yı harfî ile okumak gerekir. İnsan ancak nimeti vereni görebilirse ona şükredip  minnet edebilir. Nimeti israf eden, iktisatlı davranmayan biri şükürden de uzak kalır.  Çünkü israfın içinde nimeti hafife alma ve ona ehemmiyet vermeme mânaları vardır.  Nimet takdir edilmezse, şükür de edilemez.