"İnsanlığı mutluluğa sevk eden gerçek mürşit ve yol gösterici," nasıl oluyor?


Mutluluk, hayatın en temel gayelerindendir. Her insan mutluluğu elde etmek ister. Bu zaviyeden baktığımızda, Kur’an insanlığı mutluluğa sevk eden gerçek mürşid ve rehberdir.

İnsanlığa mutluluğu vadeden felsefi ekoller, -hedonizm örneğinde olduğu gibi- çoğu kere bedene mutluluk vermekten öteye geçemezler. Onların lügatinde “ahiret mutluluğu” diye bir kavram olmadığı gibi, “ulvi hazlar” da yoktur.

Kur’an ise, elimizden tutar, bizi, "saadet-i dareyn" denilen dünya ve ahiret mutluluğuna sevk eder.

“Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d, 28)

misali ayetleriyle zikir gibi ulvi hazları bize hatırlatır, o hazlara bizi teşvik eder. Elimizden tutar, mutluluğun nirvanasına bizi ulaştırır.