"İ’lem ey zikreden ve namaz kılan kardeş! اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ve مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّهِ ve اَلْحَمْدُ لِلّهِ gibi mübarek kelimeler ile ilân ettiğin bir hüküm ve iddia ettiğin bir dâvâ ve işhad ettiğin bir..." izah?


İşhad, şahit tutmak demektir.  “اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ve مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّهِ ve اَلْحَمْدُ لِلّهِ gibi mübarek kelimeler” ifadesinden anlaşıldığı gibi, en mübarek kelimeler olan şahadet kelimeleri ve bütün medih ve senanın ancak Allah’a mahsus olduğunu ders verin “el-hamdü lillah” kelamı birer örnek olarak verilmiştir. Bütün mukaddes kelamlar ve bütün hakikat dersleri bu mânada değerlendirilecektir.

Bu “İ’lem”de birkaç önemli mesaj birlikte veriliyor:

Birincisi, namaz kılarken okuduğumuz sûreleri, getirdiğimiz tekbirleri ve şahadetleri, gafletle değil,  Üstadın işaret ettiği mânada şuurla ifa etmemizi teşvik. Yâni, ben bu mübarek kelimeleri zikretmekle bütün müminlerle ve bütün kâmil insanlarla birliktelik sağlıyorum. Onların yolunda olduğumu hatırlıyorum. Onların ulaşacağı rıza beldesine gitmek için çalışıyorum.

İkinci mesaj: Nefsimizin, şeytanın desiseleriyle istikamet yolundan sapmaması için, bu kelimelerin her biri  kalbime ve aklıma büyük bir kuvvet verilmiş oluyor. Ben Allah Resulünün (asm.) yolundayım. Ben sahabe efendilerimizle aynı davanın yolcusuyum. Bütün kâmil insanlarla aynı gayeyi paylaşıyorum, aynı hakikatleri birlikte terennüm ediyoruz. Böyle büyük bir manevî kuvveti hiçbir vehim, hiçbir vesvese, hiçbir sapık inanç sarsamaz.

Üçüncü mesaj: Benim hak yolda olduğumun en büyük bir şâhidi de İslâm dininin hakikatleridir.  İslâm dininin;  iman,  ibâdet, ahlâk ve sosyal hayat hakkında verdiği bütün derslerin ve  getirdiği bütün hükümlerin  hak ve hakikat olması, benim doğru yolda olduğuma ayrı bir delildir. Bütün bunlar,  Allah’ın sevdiği ve razı olduğu bir kul olmam için gerekli en sağlam esaslardır. Hiçbir batıl  ideoloji bunların karşısına çıkamaz ve aklımı tatmin edemez, kalbimi kendine celbedemez.

Bu mesajlardan sonra, bu mübarek kelimeleri okumamızın, anlamamızın ve gereğini yapmamızın bizi çok büyük feyizlere ve sevaplara kavuşturacağı müjdesi veriliyor.

Bu kelimelerin her biri bir mukaddes maşrapaya benzetiliyor; içlerinde ab-ı hayat taşıyorlar. Ben de namaz kılmakla ve sâir zikir ve tesbihlerle  bu suyu kana kana içmeli ve  manen kuvvetli ve sıhhatli bir  mümin olmalıyım.