"Evet insan ve insanın hayatı esmâ-i İlâhiyenin tecelliyatına bir tarladır. Ve Cennette rahmet-i İlâhiyenin envâının cilvelerine mazhardır." izah eder misiniz?


Dünya âhiretin tarlası olduğundan o ebediyet yurdundaki akıl almaz rahmet tecellilerinin bir nümûnesi, bir gölgesi de bu dünyada sergileniyor. Cennetteki köşklerin, sarayların, sohbetlerin, İlahî eserleri tefekkür etmenin ve daha nice maddî ve manevî nimetlerin birer cilvesi de bu dünyada mevcut.

Bu iki tecelli arasında, Güneşin zâtı ile aynadaki görüntüsü arasında farktan çok daha ileri bir derece farkı vardır. İşte,  bu farkın insan idrakinin çok ötelerinde olduğunu, Peygamber Efendimiz (asm.) “Ne gözler görmüş, ne kulaklar işitmiş de ne beşerin kalbine, hatırına gelmiş.” hadis-i şerifleriyle haber veriyor.