"Bu sana sermeşktir; yazabilirsen meşk et. Zira bütün âyât-ı Kur’âniye bu intizam ve tenasüp ve hüsne mazhardırlar. Fakat makasıd bazan mütedâhilen müteselsildir. Herbirinin tevabii ötekiyle mukarin olur, fakat muhtelit olmaz. Dikkat etmek gerek..." İzah?


"Tenbih"

"Bu sana sermeşktir; yazabilirsen meşk et. Zira bütün âyât-ı Kur'âniye bu intizam ve tenasüp ve hüsne mazhardırlar. Fakat makasıd bazan mütedâhilen müteselsildir. Herbirinin tevabii ötekiyle mukarin olur, fakat muhtelit olmaz. Dikkat etmek gerektir. Zira nazar-ı sathî böyle yerlerde çok halt eder."(1)

Ayetlerin ister kendi cümle yapısında ister birbirleri arasında mükemmel bir uyum ve birbirini destekler mana örgüsü bulunuyor.

“And olsun, Rabbinin azâbından en küçük bir esinti onlara hafifçe dokunacak olsa...” (Enbiyâ, 21/46). 

Örnek olarak verilen bu ayetin ana konusu, azıcık bir azabın çok şiddetli olmasını göstermektir. Ve bu ayetin içindeki her bir kelime de müstakil bir şekilde bu manayı ilan ederek, ayetin ana konusuna destek vermektedir. Genel mana ile kelimelerin manasını böyle uyum içinde fasih bir dil ile izhar etmek mucizevi bir durumdur.

"Bu ayet sana sermeşktir (Talebenin öğrenmesi için yazılan örnek yazı); yazabilirsen meşk et." Ayette gösterilen bu uyum, destekleme ve ifade güzelliği bütün Kur’an ayetlerinde mevcuttur.

Fakat ana konu bazen iç içe ve zincirleme bir mana örgüsü ile ifade edildiğinden dikkat ve derin bir bakış ister. Manalar birbirine çok yakındır, ama ayırt edilemeyecek kadar da iç içe girmiş değildirler. Bu yüzden dikkat etmek gerektir. Zira yüzeysel bakışlar böyle yerlerde çok karıştırır, ayetin ince ve derin ifade gücünü anlamakta zorlanır.

(1) bk. Muhakemat, İkinci Makale.