"Ancak o memurların vazifesi dellâllıktır ki, kudretin icraatını ilân ediyorlar." ile "Çünkü kusur onlardan çıkıyor, onların kabiliyetsizliğinden ileri geliyor." cümlelerini nasıl anlayacağız, sebepler dellal mı, kusurlu mu?


"Sebeplerin", özellikle de şuur sahibi sebeplerin iradi ve gayriiradi olmak üzere iki yönleri bulunuyor. İradi yönlerinde kusur, eksiklik ve noksanlık bulunsa da gayriiradi olan yönlerinde en ufak bir kusur ve noksanlık bulunmuyor. Çünkü gayriiradi yönlerinde usta ve sanatkâr Allah’tır. Allah kalbi ve ağzı kusursuz bir tevhit sanatı olarak yaratmış, ama insan bu sanatları alıp küfür ve şirkte kullanarak kusurlu ve lekeli hale sokuyor.

Mesela, Ebu Cehil'in kalbi ve dili küfür kusarken, cesedi ve cesedindeki harika sanatlar tevhidi haykırıyor, imana dair delilleri ilan ediyor. Yani Ebu Cehil'in simasında da Rahmanın tevhit sikkeleri görünüyor. Ebu Cehil'in iradi olarak bu cihazları küfürde kullanması, o cihazların yaratılış vecihlerini lekeleyemiyor, yok edemiyor.

Öyle ise sebepler hem kusura hem de tevhidin dellalı olmaya aynı anda mazhar olabiliyorlar. İkisinin cemi muhal bir durum değildir.