"Acaba, muciznümâ bir kâtip bulunsa, hurufları ya bozulmuş veya mahvolmuş..." Burayı devamıyla izah eder misiniz?


"Acaba, muciznümâ bir kâtip bulunsa, hurufları ya bozulmuş veya mahvolmuş üç yüz bin kitabı tek bir sayfada, karıştırmaksızın, galatsız, sehivsiz, noksansız, hepsini beraber, gayet güzel bir surette, bir saatte yazarsa; birisi sana dese, 'Şu kâtip, kendi telif ettiği, senin suya düşmüş olan kitabını yeniden, bir dakika zarfında hafızasından yazacak.'; sen diyebilir misin ki, 'Yapamaz ve inanmam?' "(1)

Bu paragrafta çok zor bir işi yapan birisine, "o işten daha hafifini yapabilir mi?" demenin ne kadar mantık ve akıldan uzak olduğu ifade ediliyor. Zoru yapan ondan daha kolayını haydi haydi yapar.

Mesela iki yüz kiloluk halteri kaldıran bir sporcudan "Acaba yirmi kiloluk bir ağırlığı kaldırabilir mi?" diye şüphe etmek abes ve saçmalık olur.  

Yine Mesnev-i Şerif gibi bir şaheseri kaleme alan Mevlana Hazretlerine, bir iki beyit yazabilir mi diye şüphe ile yaklaşmak ahmaklık alametidir.

Allah, kâinatta nice yaratmalar ile sonsuz kudretini kanıtlamışken, ondan daha hafif olan "ikinci dirilişi" acaba yapabilir mi diye şek içine düşmek akılsızlıktır. Paragraftaki kitap ve harf örneği bu manayı akla yaklaştırmak için verilmiş bir örnektir. 

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime.