Üstad "Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez." hadisinin, insanı ümitsizlikten koruyacağını ifade ediyor, bu nasıl oluyor?


"Madem bu derece bu hastalık bize bu zulmü etmiş, bizi öldürüyor. Biz de o kàtilimizden kısasımızı alıp öldüreceğiz.  لاَ تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللهِ kılıncıyla o ye’sin başını parçalayacağız.  مَالاَ يُدْرَكُ كُلُّهُ لاَيُتْرَكُ كُلُّهُ hadisinin hakikatiyle belini kıracağız inşaallah."(1)

İnsan bir şeyi elde etmek istiyor ve bunun için büyük bir gayret sarf ediyor. Lakin gayretinin neticesinde, elde etmek istediği şeyin tamamını değil de yarısını ya da büyük bir kısmını elde ediyor. "Tamamını elde edemedim" deyip gayreti bıraksa, o zaman elde ettiklerini de kazanımlarını da kaybeder.

Öyle ise amacımızın yüzde yüzünü elde edemedik diye amacımızı tamamı ile terk etmemeli, elde edebildiğimiz kadarı ile yetinmeli ve elde edemediğimiz kısmına da şevk ile çaba sarf etmeliyiz. "Ya hep ya hiç..." mantığı ile hareket etmemeliyiz.

Zira kâinatta tertip ve âdetullah gereği olarak insan, her istediğine bir anda ve tamamı ile ulaşamıyor. Amaçlar belli bir zaman, belli bir sabır ile elde ediliyor. Amacımızın yüzde altmışını belli bir zaman belli bir gayret ile elde etmiş isek, kalan kısmını başka bir zamanda başka bir sabırla elde ederiz. Yani bir şeyi bütünü ile elde edemiyorsak tamamen de terk etmemeliyiz.

Bir şeyi bütünü ile elde etmeye odaklanır sonra da elde edemez isek, o zaman insanda ümitsizlik ve bezginlik hasıl olur. Öyle ise bir şeyi bütünü ile elde etmeye hırsla odaklanmamalı, hedefe duygusal ölçü ile gitmeliyiz. Hedefimizin bir kısmına ulaştığımızda diğerleri için plan yapmalı mücadeleye devam etmeliyiz.

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, İlk Hayatı.