"Sıfât-ı ef’al" ile "Âlem-i ef'al" kavramlarını açar mısınız, aralarındaki fark nedir?


"Arkadaş! Cenâb-ı Hakk'ın sıfât-ı ezeliye âleminde biri celâlî, diğeri cemalî, iki türlü tecellîsi vardır. Celâl ile cemâlin sıfât-ı ef’al âleminde tecellîsinden lütuf ve kahır, hüsün ve heybet tezahür eder. Ef’al âlemine tecellî edince, tahliye تَحْلِيَه ile tahliye تَخْلِيَه (tezyin ile tenzih) doğar. Âsâr ve a’mâl âleminden âlem-i âhirete intıba’ edince, lütuf Cennet ve nur olarak, kahır da Cehennem ve nar olarak tecellî eder."(1)

Sıfat-ı ef’al alemi, Allah’ın yedi sıfatı olan hayat, ilim, irade, kudret, sem, basar ve kelam sıfatlarına işaret eden bir terimdir. Allah’ın fiili isimleri de bu yedi sıfattan türediği için, onlarda bu sıfat-ı ef’ale tabidirler.

Bu paragrafta geçen celalî ve cemalî özelliklerin bu sıfatlar ve isimlerdeki tecellisi ise, lütuf ve kahr, hüsün ve heybet şeklinde tezahür eder. Mesela, Muhyi ismi hayat verirken cemalî oluyor, Mümit ismi can alırken celalî oluyor. Yani birinde lütuf hükmederken diğerinde kahr hükmediyor.

Alem-i ef’al ise, bu yedi sıfatın tecelli ettiği fiiller (mahlukat alemi de denilebilir) alemidir. Rızık, hayat, ölüm gibi icraatlar bu fiiller aleminden sadece bir kaçıdır...

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 6. Ayet Tefsiri.