Kur’an bazen çok uzun ve küllî düsturları ve umumî kanunları, basit ve âmi fehimlere merhameten basit bir cüz'üyle, özel bir hâdise ile gösteriyor; bunlara örnekler verebilir misiniz?


Binler misallerinden yalnız iki misaline işaret ederiz.

Birinci Misal: Yirminci Söz'ün Birinci Makamında ayrıntılarıyla beyan olunan üç âyettir ki:

1. Hz. Âdem (as)'in şahsına talim-i esma unvanıyla, yani eşyanın isimlerinin öğretilmesiyle Âdemoğullarına ilham olunan bütün ilimlerin ve fenlerin talimini ifade eder.

Ve Hz. Âdem (as)'e, melaikenin secde etmesi ve şeytanın etmemesi hâdisesiyle, insan nev'ine semekten meleğe kadar ekser mevcudat itaat halinde olduğu gibi, yılandan şeytana kadar zararlı mahlûkatın dahi ona itaat etmeyip düşmanlık ettiğini ifade ediyor.

2. Hem Hz. Musa (as)'nın kavminin bir sığırı, bir ineği kesmekle Mısır bakar-perestliğinden alınan ve "İcl" hâdisesinde tesirini gösteren “sığıra tapma” mefkûresinin Musa (as)'ın bıçağıyla kesildiğini ifade ediyor.

3. Hem taştan su çıkması, çay akması ve dağılıp yuvarlanması unvanıyla; toprak tabakası altında olan taş tabakası, su damarlarına hazinedarlık ve toprağa analık ettiğini ifade ediyor.