"Üçüncü nükte: Evet, kahır ve cebirle zahirî bir hâkimiyet, sathî bir tahakküm, kısa bir zamanda ibka edilebilir. Fakat bütün kalblere, fikirlere, ruhlara icrâ-yı tesir ederek, zahiren ve bâtınen beğendirmek şartıyla vicdanlar üzerine hâkimiyetini muhafaza ve ibka etmek, en büyük harika olmakla, ancak nübüvvetin hassalarından olabilir." İzah eder misiniz; "zahiren ve batınen beğendirmek" ne demektir?


Kaba kuvvet ve baskı ile insanları itaat altına almak, uzun süreli değil kısa süreli olabilir. Ama insanların gönül ve kalplerini fethederek sağlanan itaat, hem uzun sürelidir hem de gönüllülük esasına dayanır.

Zalim ve diktatörler insanları baskı ve zulüm ile kısa süreli yönetebilirler, ama Peygamber Efendimiz (asv) gibi adil ve mübarek insanlar, insanların kalbini ve ruhunu etkiledikleri için, insanlar onlara hem gönüllü hem de severek itaat ederler.

Mesela, milyarlarca Müslüman Peygamber Efendimize (asv), aradan bin dört yüz yıl geçmesine rağmen, hâlâ severek ve isteyerek itaat ediyor ve ona saygı ile tazimde bulunuyor. Bu saygı ve sevgi korku ve cebir ile değil, mucizevi bir etkileme ve kendini sevdirme ile izah edilebilir.

Kaba ve baskıcı adamları kimse sevmez, hele aradan bir zaman geçtikten sonra ne itaat kalır ne de zoraki saygı kalır.