"Bu evkatta evvelen ve bizzat bu fakir istifade, istifâza, istiâne etmiş oluyor; bu itibarla mezkûr saatleri çok mübarek tanıyor." ifadesini, "istiane" manası ile izah eder misiniz?


"Risaletü'n-Nur, Mektubatü'n-Nur'un mütalâası, tahrir edilmesi, başkalara neşir ve tebliğe alâ-kadri'l-istitâa çalışılması gibi, emr-i hayr-i azîme havl ve kuvvet-i Samedanî ve inâyet ve lûtf-u Rabbânîyle muvaffak olduğum zamanlar ki, bu evkatta evvelen ve bizzat bu fakir istifade, istifâza, istiâne etmiş oluyor; bu itibarla mezkûr saatleri çok mübarek tanıyor, firakına acıyor, o yaşayışın devamını, tekrarını, kesilmemesini ez-can ü dil arzu ediyorum."(1) 

"İstiane" Allah’tan yardım istemek anlamına geliyor. İnsanın duasının ya da yardım talebenin kabule en yakın anı, insanın en çaresiz ve en aciz olduğu anıdır. Birde bu an mübarek vakitlere tevafuk ederse, dua ve istiane daha kabule yakın olur.

Hulusi Ağabey, Risale-i Nur'la meşgul olduğu vakitleri mübarek ve istianeye en müsait vakitler olarak telakki ediyor. Yani Risale-i Nurlar ile meşgul alan birisi, bu esnada dua edip Allah’tan yardım talep ederse, bu talebinin kabulü kuvvetle muhtemeldir, demek istiyor. 

(1) bk. Barla Lahikası, (19. Mektup).