"Erkân-ı imaniyenin hakaikini gözle görüp, melâikeyi, Cenneti, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelâli gözle müşahede etmek, kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir..." Cenab-ı Hak cismani değildir, onu göz ile görmek ne demektir?


Görmek sadece cisme ait bir durum değildir ki Allah’ın görülmesini yadsıyalım. Yani insan maddi gözü ile nurani, manevi ve gaybi şeyleri de görebilir. Tabi bu maddi gözün bir takım manevi terbiye ve terakkilerden geçmesinden sonra mümkündür. Âdetullah gereği, normal insanların maddi gözü Allah’ı görmeye müsait değildir. Lakin bu bir takım manevi terbiye ve terakkiler ile müsait hale getirilebilir. Mesela, velilerin kabir ehlini görmeleri gibi.

Ayrıca bütün Ehl-i sünnet alimleri, var olan her şeyin görülebileceğini ifade etmişlerdir. Allah da var olduğuna göre, o da görülebilir demişlerdir.

“Nice yüzler o gün (sürur içinde) ışıldar, parlar; Rabbine nâzır (onun cemâline bakmaktadır)." (Kıyamet, 75/22)

 Elmalılı Hamdi Yazır, bu âyetin tefsirinde şöyle buyurur:

“Ehl-i sünnet, bu bakışı, rü’yet mânâsıyla anlayarak âhirette mü’minlerin cemâlullahı rüyetini ispat etmişlerdir. ‘lenterani’ye sarılan mutezile bu bakışı intizar mânâsına haml eylemişlerdir. Halbuki gayeye ermeyen intizarın neticesi neşe değil, inkısar-ı hayal ve elem(dir).”

Hz. Musa (as)’in Allah’ı görme talebi, Allah’ı görmenin mümkün olduğuna işaret eder. Zira muhal ve imkansız olan bir şeyin Hz. Musa gibi büyük bir peygamber tarafından talep edilmesi mümkün ve caiz değildir. Demek o Allah’tan talep ediyor ise, Allah’ı görmek mümkün ve caizdir. Hz. Musa (as)’in bu talebine Allah  "Lenterani"buyurdu; yani sen beni göremezsin dedi. Ben katiyetle görülmem demedi. "Siz beni kendi imkânlarınızla göremezsiniz, ama ben size kendimi gösterebilirim." anlamına geliyor ki burada da görmenin imkan dahilinde olduğuna işaret vardır.

Görme kafa gözü ile olacaktır. Lakin Allah’ın görülmesi kemiyetsiz ve keyfiyetsiz bir şekilde olacaktır. Yani Allah boy, en ve yükseklik gibi mekana ve zamana ait özelliklerden münezzeh ve mukaddes olduğu için, belli bir mahal ve belli bir zaman içinde görülmeyecektir. Allah zamansız ve mekânsız bir şekilde cennet ehline tecelli suretinde görünecektir.