"Ehl-i hakkın ihtilafı himmetsizlikten ve aşağılıktan ve ehl-i dalaletin ittifakı ulüvv-ü himmetten değildir. Belki ehl-i hidayetin ihtilafı, ulüvv-ü himmetin sû'-i istimalinden ve ehl-i dalaletin ittifakı, himmetsizlikten gelen za'f ve aczdendir." İzah?


"Ehl-i hakkın ihtilafı, himmetsizlikten ve aşağılıktan ve ehl-i dalaletin ittifakı, ulüvv-ü himmetten değildir.”(1)

Himmet, hakkın yücelmesi için gayret sarf etmektir. Müslümanlar uyuşukluk, gayretsizlik ve himmetsizlikten ihtilafa düşmedikleri gibi, ehli dalalet de gayret ve himmetlerinden dolayı ittifak içinde değildirler.

"Belki ehl-i hidayetin ihtilafı, ulüvv-ü himmetin sû'-i istimalinden ve ehl-i dalaletin ittifakı, himmetsizlikten gelen za'f ve aczdendir."(2)

Ehl-i dalalet, çok kuvvetli ve izzetli oldukları için ittifak ediyor değildirler. Müslümanlar da -hâşâ- zayıf ve izzetli olmadıkları için ihtilafa düşüyor değiller. Kâfirlerin ittifakı zaaf ve acizlikten, Müslümanların ihtilafı ise imandan gelen kuvvet ve izzeti yanlış değerlendirmelerinden dolayıdır.

Müslümanlar şöyle düşünüyor: “Benim arkamda kâinatın Rabbi olan Allah var, kimseye minnet etmem.” Böyle bir düşünce doğru olmakla birlikte, insan sosyal bir varlık olduğu için, insanlarla dayanışma içinde olmalıdır. "Allah bana yeter." deyip kardeşlerinin yardım ve himmetini geri çevirmek, tek başına hareket etmek doğru değildir.

Kâfirlerin kalplerinde iman olmadığı için, ruhlarındaki azim boşluğu kendi aralarında ittifak ve dayanışma ile doldurmaya çalışıyorlar. Âdetullah kanunlarına uydukları için de bunun ücretini peşinen bu dünyada alıyorlar.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a.
(2) bk. age.