"Sahabelerin velâyeti, velâyet-i kübrâ denilen, veraset-i nübüvvetten gelen, berzah tarikine uğramayarak, doğrudan doğruya zâhirden hakikate geçip akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafına bakan bir velâyettir ki, o velâyet yolu, gayet kısa olduğu halde..." İzah?


"Berzah" burada tarikatın uzun ve zorlu bir yol ile nefsi ıslah etme sürecidir. Tarikatın bu uzun yolu riyazet ve çile aşamalarından oluşuyor.

"Çile", dervişlerin kapalı bir yere çekilerek ibadetle geçirdikleri kırk gün demektir.

"Riyazet", nefsini terbiye maksadıyla çok yemek ve içmeyi terk ederek faydalı fikirlerle, ibadet ve ilimle meşgul olmak, az gıda ile yaşamak.

Sahabeler, tarikatın bu sürecini kullanmadan daha kısa ve kestirme bir yol olan akrabiyet ile nefislerini ıslah ederek sonuca ulaşmışlar.

"Akrebiyet" Allah’ın kula olan yakınlığı hissedip bu noktada marifet kazanmak iken, "kurbiyet" kulun kendi gücü ve kesbi ile Allah’a yaklaşma çabasıdır.

Güneş ısı ve ışığı ile bizim göz bebeğimize kadar girmiştir; biz bunu hissedip bu noktadan güneşe baksak güneşi hakiki anlamda tanıyabiliriz. Lakin güneşi tanımak için güneşin üzerimizdeki tecellisine bakmayıp sırf güneşin zatına kendi imkan ve kesbimizle yaklaşmaya çalışsak, güneş bizden milyonlarca yıl uzaklıktadır.

Acaba hangi marifet  yolu güneş hakkında daha kolaydır? Elbette güneşin üzerimizdeki tecellilerini okumak yolu daha selametli ve daha kolaydır.

İşte akrabiyet yani sahabe mesleği, Allah’ın isim ve sıfatlarının üzerimizdeki tecellilerini görüp marifet kazanma yoludur. Kurbiyet mesleği ise, riyazet ve nefsi ıslah etmek gibi uzun ve meşakkatli metotlar ile Allah’a yaklaşmaktır.

Akarabiyette acz ve fakr hükmeder, vehbi bir marifettir; kurbiyette ise gayret ve riyazet hükmeder, kesbi bir marifet kazanma yoludur.