"İslâmiyet nazarında harbî kâfirin hakk-ı hayatı var." cümlesini izah eder misiniz? Şeriat devletinde Allah'ı inkâr eden ateistlerin yaşama hakkı var mıdır?


"Hem İslâmiyet sair dinlere kıyas edilmez. Bir Müslüman, İslâmiyet'ten çıksa ve dinini terk etse, daha hiçbir peygamberi kabul edemez. Belki Cenâb-ı Hakkı dahi ikrar edemez ve belki hiçbir mukaddes şeyi tanımaz; belki kendinde kemâlâta medar olacak bir vicdan bulunmaz, tefessüh eder. Onun için, İslâmiyet nazarında harbî kâfirin hakk-ı hayatı var. Hariçte olsa, musalâha etse; dahilde olsa, cizye verse İslâmiyetçe hayatı mahfuzdur."

"Fakat mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Çünkü vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir hükmüne geçer. Halbuki, Hıristiyanın bir dinsizi, yine hayat-ı içtimaiyeye nâfi bir vaziyette kalabilir. Bazı mukaddesâtı kabul eder ve bazı peygamberlere inanabilir ve Cenâb-ı Hakkı bir cihette tasdik edebilir."(1) 

“Onun için, İslâmiyet nazarında harbî kâfirin hakk-ı hayatı var. Hariçte olsa, musalâha etse; dahilde olsa, cizye verse İslâmiyetçe hayatı mahfuzdur. Fakat mürtedin hakk-ı hayatı yoktur”  hükmünden yola çıkarak şunu diyebiliriz; bir kâfir İslam cemiyetinin dışında ise, sulh andlaşması ile hayatı koruma altındadır. Aynı kâfir İslam toplumunun içinde ise cizye denilen bir vergi ile yine hayatı koruma altına alınmıştır. Lakin Müslüman iken dininden dönen ve İslam’ı inkâr eden bir mürtedin hiçbir durumda hakk-ı hayatı bulunmuyor.

Burada harbî kelimesi üzerinde durmak gerekiyor. Harbî; dârü’l-harbte bulunan ve müslim olmayan kimse ve arada anlaşma yapılmamış düşman mânasına geliyor. Şayet bir kâfir, Müslümanlar ile savaşı bırakır, İslam ile içte ya da dışta bir anlaşma yaparsa onun hayatı koruma altına alınır.

Ateist ile mürted arasında bir fark bulunuyor. Mürted Müslüman iken İslam’ı inkâr eden kimsedir. Ama ateist Müslüman olmadan da olunabilir. Ama Müslüman iken ateist olursa, bu kimse mürted olur. İslam ülkesi olup, şeriat kanunlarının hakim olduğu yerlerde nürted olduklarından bunlara hayat hakkı tanınmaz. 

Sorularla İslamiyet sitemiz'de bu konuda verilen cevap: 

İslam’da ateiste idam cezası var mıdır ya da yaymak mı idam cezasını gerektirir?

Cevap: Ateist, eğer gayri müslim bir aileden geliyor ve mümin bir kimlik taşımıyorsa, öldürülmez. Ancak dinsizliğini yaymaya çalışırsa, devlet yine kamu düzenini ve İslam dinini himaye etmek maksadıyla idam cezasını verebilir.

- Eğer, bu ateist önce Müslüman olduğu halde sonradan İslam dinini terk edip ateist olmuşsa, bu kişi İslam hukukuna göre, “mürted”dir. Mürteddin ise hakk-ı hayatı yoktur.

Çünkü, mürtet dininden ve mensubu olduğu İslam ümmetinden ayrıldığı için, masumiyetini yitirmiş ve hain statüsüne girmiştir. Hainin cezası ise ölümdür.

- Keza, dinini terk eden, dinine karşı hainlik yapmış olur. Dinine karşı hainlik yapan, İslam dininin yürürlükte olduğu vatanına karşı da hainlik yapmış olur. Bu sebeple, mürtedin işlediği suç bir nevi “hıyanet-i vataniye”dir. Bunun cezası ise ölümdür.

Kuşkusuz, bu öldürme işini, devlet uygun görürse yapar. Ve devlet de ona her türlü düşünme payını verdikten ve yanlışlarını düzeltmeye yönelik bilimsel yardımları sunduktan sonra -yine de olumsuz cevap aldığı takdirde- bunu gerçekleştirebilir.

Ek bilgi için tıklayınız:

Mürtedin öldürülmesi faydasız ve imkansız değil mi?

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Kısım.