"Tecrî lâfzıyla, yani 'Güneş döner' tabiriyle, kış ve yaz, gece ve gündüzün deveranı,.." Burada güneşin kendi etrafında dönmesinden neden bahsedilmemiş?


Risale-i Nur'da inayet delili ön plana çıktığı için, güneşin avam tarafından bilinmeyen yönlerinden ziyade, bilinen ve faydalanılan tarafları zikrediliyor ki avam hissesini tam alsın, anlaması ve istifadesi daha kolay olsun.

Gecenin gündüze, kışın yaza dönmesi hâdisesi, insanlar açısından güneşin kendi etrafında dönmesinden daha zahir, daha malum, daha istifadeye şâyan olduğu için, onun zikredilmesi daha evladır. İşin ehli olan mütefennin zaten güneşin kendi etrafında döndüğünü biliyor ve anlıyor, ayrıca zikretmeye ihtiyaç yok.

"Şöyle ki: Tecrî lâfzıyla, yani 'Güneş döner' tabiriyle, kış ve yaz, gece ve gündüzün deveranındaki muntazam tasarrufât-ı kudret-i İlâhiyeyi ihtarla, Sâniin azametini ifham eder ve o mevsimlerin sayfalarında kalem-i kudretin yazdığı mektubat-ı Samedâniyeye nazarı çevirir, Hâlık-ı Zülcelâlin hikmetini ilâm eder."(1) 

Netice olarak, güneşin dönmesinden hâsıl olan muazzam sanatları gözler önüne sermek, güneşin bilinmeyen ve ancak mütefennin tarafından bilinebilecek cihetleri ile uğraşmaktan daha evladır, daha istifadeye şâyandır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz.