"Birinci Harb-i Umumîde üç bin adamın câniyâne siyaset hatâlarıyla otuz milyon biçare nev-i beşer aynı harpte mahvedildiği gibi, binler misaller var." Burayı açar mısınız?


"İşte, Kur'ân'ın bu gibi kudsî kanun-u esasîsine irtica namını veren bedbahtlar, vahşet ve bedevîliğin dehşetli bir kanun-u esasîsi olarak kabul ettikleri şimdiki öylelerinin siyasetinin bir nokta-i istinadı şudur ki: 'Cemaatin selâmeti için fert feda edilir. Vatanın selâmeti için eşhasın hukuku nazara alınmaz. Devletin siyasetinin selâmeti için cüz'î zulümler nazara alınmaz.' diye, bir tek câni yüzünden bir köyü mahvetmekle bin mâsumun hakkını nazara almaz. Bir tek câninin yüzünden bin adamın kılıçtan geçmesini caiz görür. Bir adamın yaralanmasıyla binler mâsumu sıkıntıya verdirir. Ve iki yüz adamı kurşuna dizilmesini o bahaneyle nazara almaz. Birinci Harb-i Umumîde üç bin adamın câniyâne siyaset hatâlarıyla otuz milyon biçare nev-i beşer aynı harpte mahvedildiği gibi, binler misaller var."(1)

Birinci Dünya Savaşında ölen milyonlarca masum insan, üç bin adamın sömürgeci, egoist, zalim, cani ve ahmakça siyasi görüşlerinin bir kurbanı olmuştur. Benzer durum İkinci Dünya savaşı içinde geçerlidir. Baştaki zalim, cani ve ruhsuz siyasetçilerin ceremesini masum, çaresiz halk çekmektedir. Birinci ve İkinci dünya savaşları bunun en açık örnekleridir.

Yani zalim siyasetçiler dünyaya hakim olup egolarını tatmin etmek adına, milyonlarca masum insanın katledilmesine, bir o kadarının da huzurunun bozulmasına gözünü kırpmadan sebep olacak kadar ruh hastası şerefsizlerdir. Böyle zalim siyasetçiler için "yaşasın cehennem" demekten başka bir cümle akla gelmiyor.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, (70. Mektup)