Bediüzzaman Hazretleri, “Cüz'î hâdise-i şer'iyeyi küllîleştiren ve imtisalini temin eden iman-ı billâhtır.” diyor; açıklar mısınız?


Bediüzzamanın “cüz'î hâdise-i şer'iyeyi küllîleştiren ve imtisalini iman-ı billâh ile temin eden” ifadesinde çok önemli bir durum tesbiti vardır. Şöyle ki:

Beşerî kanun maddelerinin yaptırım gücü olmaz, olsa olsa ceza kanunlarının caydırıcılık özelliği bulunur. Kanuna muhatap olan insanların o kadar da içten gelen bir coşkuyla kanunlara uydukları söylenemez. Pek çoğu “Bazılarının yaptığı kanunlara niye uyayım ki?” bile diyebilir.

Kur'an'daki emirler ve yasaklarda ise, durum farklıdır. Kur'an'da kanun koyucu Allah'tır. Allah'a inanan biri açısından bu emir ve yasaklar bağlayıcıdır. “Rabbim böyle istiyor, başım gözüm üstüne.” der, canıgönülden ilâhi kanunlara uyar. Oruç emrinde Müslümanların gün boyu yeme içmeyi terk etmeleri buna güzel bir misaldir. Keza samimi dindar kitlede içki ve uyuşturucu kullanımının olmaması, buna kuvvetli bir delildir.