"Adalet namazında kıbleniz dört mezhep olsun. Tâ ki namaz sahih ola..." İzah eder misiniz?


"Adalet namazında kıbleniz dört mezhep olsun. Tâ ki namaz sahih ola. Zira, hakaik-i meşrutiyetin sarahaten ve zımnen ve iznen dört mezhepten istihracı mümkün olduğunu dâvâ ettim."(1) 

Ehl-i sünnetin halihazırda yaşayan, devam eden, işleyen ve tabilerinin devam ettiği dört mezhep vardır. Bunlar Hanefi, Şafi, Maliki ve Hanbeli mezhepleridir. Bunların dördü de hak mezheptir. Bu dört mezhep ameli ve fıkhi mezheplerdir.

Ehl-i sünnet inancına sahip olan bütün Müslümanlar, bütün meselelerini bu dört mezhebe göre çözerler ve çözmeleri gerekir. İbadet, muamelat, feraiz vesaire bütün konularda bizim referansımız ve mihengimiz bu dört mezhebin görüş ve fetvalarıdır.  

Muamelât, fıkhın ibadetler dışında kalan kısmını, yani hukukun tamamını ifade eder. Buna, “kişinin diğer fertlerle ve cemiyetle münasebetlerini tanzim eden fıkıh kaideleri” de diyebiliriz.

"Adalet namazında kıbleniz dört mezhep olsun." cümlesi, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız cevabın veciz bir özeti niteliğindedir.

Üstadımız burada İslam adabı ile yoğrulmuş bir cumhuriyet ve demokrasinin dört mezhebe uygun olduğunu da ayrıca ifade etmektedir. Demokrasi ve cumhuriyeti İslam dışı gibi gören sapkın ve terörize olmuş örgütlerin, baskıcı ve totaliter rejimleri İslami gibi göstermeye çalışmaları tam bir ahmaklık ve cinayettir. 

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfi, Dördüncü Cinayet.