"Sual: Zerratın harekâtında şu hikmetin bulunması ne ile bilinir? Elcevap: Evvela, bütün masnuatın bütün intizamatıyla ve hikmetleriyle sabit olan Sâni'in hikmetiyle bilinir..." Devamıyla izah eder misiniz?


"Sual: Zerratın harekâtında şu hikmetin bulunması ne ile bilinir?" 

"Elcevap: Evvela, bütün masnuatın bütün intizamatıyla ve hikmetleriyle sabit olan Sâni'in hikmetiyle bilinir. Çünkü en cüz'î bir şeye küllî hikmetleri takan bir hikmet, seyl-i kâinatın içinde en büyük faaliyet gösteren ve hikmetli nakışlara medar olan harekât-ı zerratı hikmetsiz bırakmaz. Hem en küçük mahlukatı vazifelerinde ücretsiz, maaşsız, kemalsiz bırakmayan bir hikmet, bir hâkimiyet, en kesretli ve esaslı memurlarını, hizmetkârlarını nursuz, ücretsiz bırakmaz."

"Saniyen: Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek, (onlara bir ücret-i kemal hükmünde) madeniyat derecesine çıkarmasıyla ve madeniyata mahsus tesbihatları onlara bildirmesiyle ve madeniyatı tahrik ve tavzif edip nebatat mertebe-i hayatiyesinin makamını vermesiyle ve nebatatı rızık ederek tahrik ve tavzif ile hayvanat mertebe-i letafetini onlara ihsan etmesiyle ve hayvanattaki zerratı tavzif edip rızık yoluyla hayat-ı insaniye derecesine çıkarmasıyla ve insanın vücudundaki zerrâtı süze süze tasfiye ve taltif ederek ta dimağın ve kalbin en nazik ve latif yerinde makam vermesiyle bilinir ki, harekât-ı zerrat hikmetsiz değil; belki kendine layık bir nevi kemalata koşturuluyor." (Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat.)

Zerrelerin ahvali ve seyri dikkatli bir şekilde incelendiğinde hikmetsiz, gayesiz ve faydasız olmadıkları hemen anlaşılır.

Kâinatta her şeyi hikmetle yapan küçücük bir şeye binlerce hikmet takan Allah, kâinatın kumu, harcı ve temel taşı hükmünde olan zerreleri ve onların hareketlerini hiç hikmetsiz bırakır mı?

Diğer bir husus, Allah kâinatta istihdam ettiği her türe, her varlığa bir kemal noktası tayin etmiştir. Ve onları o hedefe o kemale doğru sevk ve idare ediyor. Bu sevk esnasında o türlere de bir ücret, bir nur veriyor.

Cansız varlıkların önce nebatat olmaya, sonra hayvanat olmaya, sonra insan bedeninde bir cüz olmaya doğru bir yol haritaları vardır. İnsan bedeninde de beyinde ya da kalpte bir hücre olmak, onların varacağı en son en ve kâmil mertebedir.