"Ey sevaba hırslı ve a’mâl-i uhreviyeye kanaatsiz insan!" Ahiret işlerinde daha hırslı olmak gerekmez mi? Bu ifadeyi açar mısınız?


"Hem ihlâs ve hakperestlik ise, Müslümanların nereden ve kimden olursa olsun istifadelerine taraftar olmaktır. Yoksa, 'Benden ders alıp sevap kazandırsınlar.' düşüncesi, nefsin ve enâniyetin bir hilesidir."

"Ey sevaba hırslı ve a'mâl-i uhreviyeye kanaatsiz insan! Bazı peygamberler gelmişler ki, mahdut birkaç kişiden başka ittibâ edenler olmadığı halde, yine o peygamberlik vazife-i kudsiyesinin hadsiz ücretini almışlar. Demek hüner, kesret-i etbâ' ile değildir. Belki hüner, rıza-yı İlâhîyi kazanmakladır. Sen neci oluyorsun ki, böyle hırsla 'Herkes beni dinlesin?' diye, vazifeni unutup vazife-i İlâhiyeye karışıyorsun? Kabul ettirmek, senin etrafına halkı toplamak Cenâb-ı Hakkın vazifesidir. Vazifeni yap, Allah'ın vazifesine karışma."(1) 

Ne kadar çok ibadet etsek, ebedî hayatımız için ne kadar sevap kazanmaya çalışsak ve bu hususta ne kadar hırslı olsak iyidir. Zaten hırs bunun için verilmiştir. Hırsı yerinde kullanan ebedî saadeti kazanır. Şayet onu dünya için kullanırsa hem kendini hem de çevresini perişan eder. Karun’un elim akıbeti ve sahabe iken vahim bir duruma düşen Salabe’nin hali bunun açık bir delilidir.

Lakin âhiret adına hırslı olayım, daha fazla sevap kazanayım derken, bazen kardeşlerine karşı bir rekabet duygusu ve hasetlik hissi oluşabilir. Tehlikeli olan husus da burasıdır.

Mesela, büyük bir camide vazife yapan iki imam da; "cemaate ben vaaz edeyim ve sevabı ben kazanayım" diye hırs gösterirlerse, aralarında bir rekabete ve tartışmaya sebep olabilir. Bu da ihlası zedeliyor.

Oysa Allah indinde ihlasla yapılan amelller makbuldür. Başkalarına hasetlik ederek, hırs göstererek elde edilen sevabın ve amelin Allah katında fazla bir kıymeti yoktur.

Demek hüner, kesret-i etbâ' ile değildir. Belki hüner, rıza-yı İlâhîyi kazanmakladır. Sen neci oluyorsun ki, böyle hırsla 'Herkes beni dinlesin?' diye, vazifeni unutup vazife-i İlâhiyeye karışıyorsun?” ifadesi, meseleyi gayet güzel bir şekilde özetlemektedir.

(1) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a.