"Tabiat misalî bir matbaadır, tâbi’ değil. Nakıştır, nakkaş değil." Açıklar mısınız; "misali matbaa" ne demektir? O zaman nakış da misali olur mu?


"Misalî" kelimesi, burada varsayım anlamında kullanılıyor, buna farazi hatlar da deniliyor. Mesela, meridyenler ve paralel çizgiler, dünyayı ikiye böldüğü farz edilen ekvator çizgisi aslında olmadığı halde, varsayılan misali şeylerdir. Böyle yapılmasının sebebi ise, insanlık için bir kolaylık ve bir sistem kurması içindir. Bugün koordinatlar bu varsayımlar üzerinden yapılmaktadır.

Biz kainatın genelinde var olan düzeni ve sistemi tabiat ifadesi ile aklımızda belirginleştiriyoruz ya da somutlaştırıyoruz, o kadar. Çünkü insan zihni soyut şeyleri anlamakta ve devamlı kılmakta zorluk çeker. Bu yüzden insan zihni soyut ve genel şeyleri daha anlaşılır ve bilinir kılmak için, onları misali kalıplara döker. Tabiat da böyle misali bir kalıptır. Yoksa materyalistlerin iddia ettiği gibi, tabiat denilen harici ve gerçek bir kişilik söz konusu değildir. 

Misali nakış söz konusu değildir; çünkü nakış, her bir mahlukun bizzat kendisidir ve gerçekliği olan somut bir varlıktır. Mesela, çiçek bir nakıştır, nakkaşı ise Allah’tır. Çiçeğe tabiat gibi misali diyemeyiz...