"Müvellidü'l-mâ, müvellidü'l-humuza, karbon, azotun intizamsız, şekilsiz, hamur gibi halitasından ibaret olmakla beraber,.." tohumun şekilsiz değil, çok sanatlı olduğu ve çok karmaşık bir dizilim olan DNA'ya sahip olduğu apaçık bir gerçektir, izahı nasıl?


Her önceki aşama bir sonrakine göre daha belirsiz ve daha şekilsizdir; adım adım ilerledikçe daha belirgin ve daha sanatlı hale geliyor.

Mesela, un, ekmek olmadan önce belirsiz ve şekilsizdir. Yoğrulup pişirilince daha belirgin ve daha sanatlı bir hale gelmiş oluyor. Ama bu unun sanatsız olduğu anlamına gelmiyor. Un da tek başına bir sanattır, ama ileriki aşamalarına göre daha belirsiz daha az sanatlıdır, diye anlamak gerekir.

Tohum, nutfe, yumurta ve çekirdeklerde de benzer bir durum söz konusu. Kaysı çekirdeği çekirdek halinde iken daha belirsiz ve şekilsiz dururken, ağaç olup meyve verir hale geldiğinde, daha sanatlı ve daha belirgin bir hâl alıyor.

Hidrojen, oksijen, karbon ve azot tohum, nutfe, yumurta ve çekirdeklerin ham maddesi oluyor. Bu unsurlar bu halleri ile daha basit daha şekilsiz daha belirsiz oluyorlar, ama adım adım ilerledikçe sanat ve intizam olarak terakki ediyorlar...