"Said Nursî, Cenab-ı Hakkın mâhiyet-i insaniyede derc ettiği hadsiz envâ-ı kemâlâtın hepsinde en ileri ve en mükemmeldir." Bu cümle sıkıntılı değil mi?


"Evet, Said Nursî, Cenab-ı Hakkın mâhiyet-i insaniyede derc ettiği hadsiz envâ-ı kemâlâtın hepsinde en ileri ve en mükemmeldir. Bazan yüksek dağ başlarında, büyük kayalıklar arasında gezer, yalnız başına, sessiz dolaşır, bazan bağ ve bahçeleri, nebatat ve hayvanatı temâşâ ve tefekkür edip, sonra dönüp, şehre inip, en büyük siyasî içtimalarda, gayet beliğ ve mâkulâne hitabeler, ahlâkî, edebî nutuklar irad edebilen cevval bir ruh hâletini taşırdı."(1)

"Bizim, Said Nursî'nin ayn-ı hakikat olan ahvâl ve harekât ve hizmetinde görünen harikaları beyan etmemizden muradımız, okuyucuların nazar-ı istiğrablarını celb edip -hâşâ- Bediüzzaman'ın şahsını insanlığın alkış tufanına tutmak değil; belki, onun şahsını ve hizmetini insafsızca iftira ve yalanlarla lekedar etmek isteyen ve dolayısıyla Risale-i Nur'un hizmet-i imaniyesine set çekmeye çalışanların mukabilinde Risale-i Nur'un nurlu, müessir ve saadet-feşan hizmetini belirtmek için Kur'ân'ın bir şakirdi ve Hazret-i Peygamberin bir ümmeti ve Allah'ın bir abdi olarak nâil olduğu ikramları zikrediyoruz."(2)

“En ileri ve en mükemmeldir.” cümlesi, bütün zamanlar bütün insanlar için geçerli değil, kendi dönemi için geçerlidir. Yani "Bediüzzaman Hazretleri bu asrın hekimi, bu asrın müceddidi olması hasebi ile elbette bu zamanın en kamil ve salih kullarından birisidir." denilmek isteniyor. Yoksa peygamberler ve sahabeden daha üstün kimse olamaz.  

Talebeleri, dinsiz komiteler tarafından aşırı derecede çürütülmeye çalışılan Üstatlarını bu cümleler ile müdafaa ediyor ve hak sahibine hakkını tevdi etmeye çalışıyorlar. Yoksa basit bir bağnazlık ve taassup ile iddia edilmiş bir tefevvuk (üstünlük) davası değildir...

Dipnotlar:

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Hayatı.
(2) bk. age.