İçtihadın birinci manisi olan zamanın müsaadesizliği ile ilgili "münkerat zamanı"nı açar mısınız?


Burada münkerat kelimesinin üç anlamı bulunuyor.

Birincisi ve en önemlisi dini inkâr etmektir. Bu asırda materyalist (maddeci) felsefe çok inkişaf edip yaygınlaştığı için, ekser insanları dinsiz yapıp dinden uzaklaştırıyor. Böyle büyük bir tehlikeye karşı birinci vazife, din ve imanı müdafaa etmektir. Diğer vazifeler bu vazifenin yanında görece olarak önemsiz ve basit kalır. Allah’ı tanımayan bir adama, bırak içtihada ait konuları namaz, zekât ve oruçtan bile bahsedilemez.

İkincisi bid'atlerdir, dinden olmayan ama dindenmiş gibi dinin içine katılanlardır. Veya dinden olduğu halde dinden çıkarılanlardır. Bu asırda imanın zayıflamasından mütevellit bid'at düşüncelerde küfür gibi yaygınlık kazandı. İmanı müdafaadan sonra en önemli vazife bu bid'atlere karşı koymaktır.

Üçüncüsü büyük günahlardır. Bu zamanda büyük günahların serbest ve yaygın bir şekilde işleniyor olması önemli bir sorun iken, bizim bu sorunu bırakıp dinin teferruat kısmı olan içtihatlar ile uğraşmamız ve bütün enerjimizi bu detay konularda harcamamız abesle iştigal etmek olur.

Özetle, bu zamanda birinci vazife, iman hizmeti ikinci vazife bid'atlerle mücadele üçüncü vazife ise büyük günahlardan korunmaktır. Diğerleri bu üç vazifeden sonra gelir...