"Ey musibet! Eğer onun izin ve rızasıyla geldin ise, merhaba, safa geldin!" Zaten her şey O'nun izniyle gelmiyor mu, izah eder misiniz?


Her şey Onun izni ile gerçekleşiyor, ama insanın bunu kalben ve ruhen hazmedip idrak etmesi pek öyle kolay olmuyor.

İnsanların çoğunluğu sebepler, günahlar, gaflet ve diğer arızalar yüzünden Allah’ın kainat üzerindeki mutlak tasarrufunu, mutlak irade ve gücünü görüp okuyamıyor.

"Ben mâlikimin hizmetindeyim. Ey musibet! Eğer onun izin ve rızasıyla geldin ise, merhaba, safa geldin!"(1)

 Yani bu ifadeyi dil ile ikrar etmek tek başına yetmiyor. Bu cümleyi ruhen ve kalben söyleyebilmek, ciddi bir iman ve marifet istiyor.

“Eğer Onun izin ve rızasıyla geldin ise” cümlesinin mana-yı muhalifi burada geçerli değildir, çünkü cümlenin ve paragrafın akışı buna müsaade etmez. Yani -haşa- "Onun izin ve rızasının dışında da olaylar olur." önermesi paragrafın bütünlüğü açısından imkansızdır.  

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a.