"Âkilüllâhm vahşîlerin helâl rızıkları, hayvânâtın hadsiz cenazeleridir. Hem rû-yi zemini temizliyorlar, hem rızıklarını buluyorlar." İzah eder misiniz?


Etobur vahşi hayvanların helal rızıkları, kendiliğinden ölmüş ya da birileri tarafından öldürülmüş hayvanların cesetleridir.

Arslan, çakal, sırtlan, akbaba, küçük kurtçuklar ve sinek gibi hayvanlar bu yolla hem beslenmiş oluyorlar hem de yeryüzünün temiz ve pak kalmasına vesile oluyorlar. Yani bu hayvanlar bir yönü ile Kuddûs isminin tecellisine mazhar oluyorlar. Böyle olmasa idi yeryüzü kokudan, pislikten ve kirden yaşanmayacak hale gelirdi.

İnsanın zaman zaman harama ve günaha girmesi gibi, hayvanlar da ara sıra otobur hayvanlara saldırıyorlar. Hayvanların da basit bir iradeleri bulunduğu için, bu fiillerinin cezasını başka bir avcıya hedef olarak ödüyorlar.

“Dişi bir kaplan, öz evlâdlarına olan şiddet-i şefkat ve himayeyi nazara almayarak, zavallı ceylânın yavrucuğunu parçalayarak yavrularına rızık yapar. Sonra bir avcı tarafından öldürülür. İşte hiss-i şefkat ve himayeye muhalefet ettiğinden, ceylâna yaptığı aynı musibete maruz kalır.” (Mesnevi-i Nuriye)