"Hâtemü’l-Enbiya'dan sonra, şeriat-i kübrâsı her asırda her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiyaç kalmamıştır." Hâl böyleyken, Hz. İsa'nın yeniden nüzulünün hikmeti nedir?


Peygamber Efendimiz (asm)’den sonra peygamberlik kapısı kapandığından Hz. İsa (as), yeni bir şeriat getirmeyecek, Kur’an'a ve sünnete tabi olacak, onlarla insanlığı irşad edecek, Kur’an ve imanın ulvi hakikatlerinin ve eşsiz güzelliklerinin tüm dünyaya yayılmasına vesile olacaktır.    

Bediüzzaman Hazretleri ahir zamanda yeryüzüne ikinci defa gelecek olan Hz. İsa’nın (as) vazifesini şöyle ifade eder:

“Şahs-ı İsa Aleyhisselâm’ın kılıncı ile maktul olan şahs-ı Deccal’ın teşkil ettiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-ı manevîsini öldürecek ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak İsevî ruhanîleridir ki; o ruhanîler, din-i İsevî’nin hakikatını hakikat-ı İslâmiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek. Hattâ 'Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir. Hazret-i Mehdi’ye namazda iktida eder, tâbi’ olur.' diye rivayeti, bu ittifaka ve hakikat-ı Kur'aniyenin metbuiyetine ve hâkimiyetine işaret eder.”(1)

'Ahir zamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek.' mealindeki hadisin sırrı şudur ki: Ahir zamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı ulûhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete  inkılab edeceği bir sırada, nasılki İsevîlik  şahs-ı manevisi, vahy-i semavi kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevisini öldürür; öyle de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik  şahs-ı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevisini temsil eden Deccal’ı öldürür. Yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek.”(2)

Bu ifadelerden de anlaşıldığı gibi, Hz. İsa ile Hz. Mehdi ortak fikrî mücadeleleri ile Deccalı ortadan kaldıracaklar, iman hakikatlerini dünyaya yayacak ve tüm inananların huzur ve saadetlerine vesile olacaklardır.

Hazreti İsa (as)’in ahir zamanda nüzul etmesi, klasik bir peygamberlik vazifesini ifa etmek veya bir şeriat ikamesi için değildir.

İsa aleyhisselam, peygamber olarak değil, Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)’in ümmetinden biri olarak yeryüzüne inecek ve İslam şeriatıyla amel edecek. Bu durumu Peygamber Efendimiz şu şekilde haber vermiştir:

“Hazret-i İsa nâzil olup gelecek, ümmetimden olacak, şeriatımla amel edecektir.”(3)

İslam’a girmeye en hazır ve yakın topluluk Hristiyan toplumudur. Ve bu topluluk yeryüzünde en kalabalık olan topluluktur. Allah bu toplumu İslam’a yönlendirmek için Hazret-i İsa (as)’ı müşevvik olarak gönderecek. 

Nitekim bir ayette buna dikkat çekilmektedir:

“Şüphe yok ki iman edenlere, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin. Yine, onlar arasında iman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların da, 'Biz Hristiyanız.' diyenler olduğunu göreceksin. Çünkü bunların içinde (insaflı) keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.” (Maide, 5/82)

Diğer bir husus, ahir zamanda müthiş bir dinsizlik cereyanı, onun başındaki deccallar semavi dinleri ciddi manada tehdit edecekler ve etmişler de. Semavi dinleri en iyi temsil eden iki topluluktan birisi İslam diğeri de İseviliktir. Bu ikisi omuz omuza verirse, dinsizlik karşısında mukavemet edebilirler. Hazret-i İsa (as) bu birliğin sağlanmasında hem bir anahtar hem de en tesirli bir unsur olacaktır.

Üstadımız bu inceliğe şöyle işaret ediyor:

"İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsâ  Aleyhisselâmın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin  semasından nüzul edecek, halihazır Hristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslamiye ile birleşecek, manen Hristiyanlık bir nevi İslamiyete inkılap edecektir. Ve Kur'ân'a iktida ederek, o İsevîlik  şahs-ı manevisi tabi ve İslamiyet metbu makamında kalacak, din-i hak bu iltihak neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır."

"Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlup olan İsevîlik ve İslamiyet, ittihad neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken, âlem-i semavatta  cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa  Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şeyin vaadine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır. Madem Kadîr-i Külli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır."(4)

Dipnotlar:

1) bk. Şualar, Beşinci Şua.

2) bk. Mektubat, Birinci Mektup.

3) bk. Buhârî, Enbiyâ, 49; Müslim, İman, 242-247; Tirmizî, Fiten, 62; Müsned, 4:226.

4) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.