"İnsan ibadet için halk olunduğunu, fıtratı ve cihazât-ı mâneviyesi gösteriyor." izah eder misiniz?


Üstad Hazretleri; insanın fıtratında “cemale karşı muhabbet, kemale karşı perestiş, ihsana karşı sevmek vardır” buyurur. Bu fitrî görevin Kur’an'ın bildirdiği ve Resululah Efendimizin  (asm.) öğrettiği şekilde yapılmasıyla ibadet ortaya çıkar.

İnsandaki cihazların ibadet için verildiği, Yirmi Üçüncü Söz’de geniş bir şekilde izah edilmiştir. Özet olarak:

İnsan sonsuz âciz ve fakir yaratılmıştır. Her insan, bedenindeki organlar gibi, haricî âlemdeki havaya, suya, bitkilere, hayvanlara, aya, güneşe de muhtaç olduğu için sonsuz fakirdir. Bunların hiçbirini kendi gücüyle yapamayacağı için de sonsuz âcizdir. İşte her vicdan bu mânayı idrak eder; her insan kendisinin kul olduğunu, bütün bu eşyanın da ancak Allah’ın ihsanıyla ona hizmet ettiklerini yakinen bilir. Bu da sonsuz bir şükrü gerektirir. Bu şükür görevi ise, başta namaz olmak üzere, ibadetlerle yerine getirilebilir.

 Öte yandan, insanın istidadı bütün hayvanlardan çok daha üstündür. İnsandan daha az sermayesi olan hayvanlar hayatlarını rahat bir şekilde idame ettirirler. İnsana verilen bu büyük sermaye sadece bu fani dünya için değildir.

İnsan kalbi ancak Rabbini bilmekle, O’nu tanımakla, zikir ve ibadetle tatmin olmaktadır. İnsan, ölümün hiçlik olmadığını bilir. Eğer ebedî bir hayat olmazsa insana verilen bu büyük sermeyenin ve istidadın bir mânası olmazdı. Allah’ın hikmet ve rahmeti buna müsaade etmez. Bütün bunlar, insanın ebedî bir hayat için yaratıldığının delilidir.