Beşerin uzun yolculuğunda beş para etmeyen fen, felsefe, sanat ve hikmetten maksat nedir?


Fen, felsefe ve hikmeti kısaca “aklî ilimler” şeklinde ifade edebiliriz. Kâinata bir kitab-ı kebir nazarıyla bakan ve baktıran Üstad'ın, bu kitabın açıklamaları, tefsirleri hükmünde olan fenlere karşı olması düşünülemez. Ancak, On İkinci Söz'deki Kur’an örneğinde olduğu gibi, bu kitabın sadece nakışlarıyla uğraşıp manasına bakmayan, kâinatı Allah’ın bir eseri bilip O’nun namına okumayan, bütün hamdini Ona vermeyen, O’na şükretmeyen bir kişinin fen sahasındaki bilgileri kabir kapısında söner, beş para etmez.

Kendini Allah’ın kulu, bütün varlık âlemini de O’nun eseri bilen bir kişinin fen sahasındaki çalışmaları, hem onun ruhunu kemale erdirir, hayretini artırır hem de ortaya koyduğu buluşlardan insanlık âleminin fayda görmesi cihetiyle bu gayretler onun için bir nevi sadaka hükmüne geçer.