"Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizac etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz." cümlesini izah eder misiniz?


Bu düstur, ilk bakışta, ülke idaresiyle alâkalı görünse de hüküm sürme mânâsına gelen hükümet kelimesinin lügat mânâsı esas alındığında, aileden şirket idaresine kadar, her türlü idare için de geçerli olur.

Konuya ülke idaresi açısından yaklaştığımızda şu mânâyı anlıyoruz:

Nevamis-i hükümet; “hükümetin umumî siyaseti, çalışma esasları ve temel fikirleri” olarak kabul edilebilir. Bunlar "desatir-i hikmetle" imtizaç etmelidir, yani bu görüşler ve bu temel idarî anlayışlar, akla ve mantığa dayanmalı ve ülkenin menfaatine olmalıdır. Böyle olduğunda, idare edilen zümreden kabul görür ve o esaslara riayet edilir.

İkinci bir kaide, hakla kuvvetin birlikte yürümesidir. Yani hem tutulan yol hak ve doğru olacak, hem de o yolda yürümek için gereken kuvvete de sahip olunacaktır.

Bunun olmaması halinde de muvaffak olunamaz ve hükümetin icraatları halk tarafından kabul görmez.