"İşte şecere-i kâinat, şecere-i tûbâ gibi, gövdesi ve kökü yukarıda, dalları aşağıda olduğu için; aşağıdaki meyve makamından, tâ çekirdek-i aslî makamına kadar, nurani bir hayt-ı münasebet var." İzah eder misiniz? Tûbâ ağacı neyi temsil ediyor?


"Şecere" ağaç demektir ve Risale-i Nur'da çokça kullanılan bir kelimedir. Risale-i Nur'da "şecere" en çok kâinatın geneli için kullanılan bir terimdir.  Bütün elementler, toprak, hava, su ve ateş gibi unsurlar bu ağacın dalları, …, insanlık âlemi de ağacın meyvesi ve neticesi olarak tasvir edilir.

Keza,  amel ve ibadetin mertebelerini ifade için de  yine ağaç örneği verilir. Çekirdekten tut da ağaca kadar iman ve ibadette mertebeler olduğu nazara verilir.

Yine imanda "şecere-i tuba" çekirdeği,  küfürde ise "zakkum-u cehennem"   tohumu olduğu  ifade edilir.  "Tuba" iyilikleri ve güzellikleri temsil eder,  zakkum da fenalığı  ve kötülüğü temsil eder.

Hadis-i şeriflerde ifade edildiği üzere cennet ve cehennemden bu dünyaya dallar uzamakta; cehennemden uzanana "şecere-i zakkum", cennetten uzanana da "şecere-i tuba" denmektedir.

Şecere-i tuba ile ilgili bir kısım bilgiler:

Lügatta “Tayyib” kelimesinden türetilmiş olan tûbâ, en güzel, en hoş, en iyi mânâsına geliyor.

Bu kelime Kur’ânda sadece şu ayette geçer:

"İman edip güzel amel edenler için Tûbâ ve dönüp gidecek güzel yurt vardır.” (Ra'd, 13/29)

Ayette geçen "Tûbâ" kelimesine “cennet” mânâsı verildiği gibi, “cennette bir ağaç” mânâsı da verilmiştir.

Hayt, bağ ve ip anlamında kullanılmaktadır. Hayt-ı münasebet ise, münasebet bağı demektir. 

Tuba ağacının bütün kök, dal, yaprak, çiçek ve meyveleri nasıl ki birbirleriyle irtibatlıdır. Aynı şekilde şu kâinat ağacı da bütün, galaksi, yıldız, gezegen ve uydularıyla birbirleriyle irtibatlıdır. Müstakil değillerdir. Aynı şekilde insanın vücudu dâhil tüm aza ve hissiyatları birbirleriyle münasebettardır. Ayrıca insan tüm kâinatla irtibatlı ve münasebettardır.