Musibet Zamanının Uzunluğundan Uzun Dersler Gördüm, İfadesinin İzahını Yapar mısınız?


“Musibet zamanı uzundur.” 

Bu uzunluk iki şekildedir: Birincisi; sıkıntı örf-ü nasda - insanların nazarında - sıkıntılı olduğu için geçmek bilmeyen bir uzunluk olarak algılanır. İkincisi ise “hakikat-ı halde” bu dünyanın bir imtihan dünyası ve ahiret ticareti için kurulmuş bir pazar olduğunun şuurunda olan bir insana göre, uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.

Üstad bunu şu ifadeleri ile anlatır:

“Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor. Hem ömrün çabuk geçmesine meydan vermiyor, tutuyor, uzun ediyor-tâ meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin.” (1)


“Evet, musibet zamanı uzundur. Fakat örf-ü nâsta zannedildiği gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil, belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.”

Ayrıca sorudaki ifadede
“bir musibet bin nasihattan hayırlıdır” sözüne de bir telmih var gibi görünüyor. İnsan musibetlerden etkili dersler almaktadır. Üstelik bu zaman dilimleri adeta bast-ı zaman uğramış gibi geçmek bilmediğinden, üzerinde uzun boylu düşünmeye de fırsat tanımaktadır.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi beşinci Lem'a.