"Hikmet-i İlahiye, hasenât-ı istikbaliyelerinin bir mükâfât-ı muaccelesi olarak mazide onlara vermiş, bütün bütün izzetlerini kırmamış." Bu ne demektir, nasıl olur? Huneyn Savaşı hakkında bilgi verir misiniz?


İleride Müslüman olacak sahabelerden, Halid Bin Velid ile Amr Bin As, Uhud savaşının kazanılmasında kilit isimlerdi. Müslümanların Uhud savaşında mağlup olmalarındaki asıl hikmet ve sır, ileride sahabe olup İslam’a büyük hizmetler ve fütuhatlar yapacak olan Halid Bin Velid ve Amr Bin As gibi dâhilerin onurları rencide edeilmemesi ve kendi istekleri ile Müslüman olmalarına bir zemin hazırlamasıdır. Nitekim Uhud Harbinden sonra İslam ile şereflendiler. Allah, onların ileride Müslüman olacaklarını bildiği için, bir mükâfat olarak onları muzaffer eylemiştir.

İlgili soru ve cevabı aynen buraya alıyoruz:

"MÜHİM BİR SUAL: Fahrü'l-Âlemîn ve Habib-i Rabbü'l-Âlemîn Hazret-i Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sahabelerinin, müşrikîne karşı Uhud'un nihayetinde ve Huneyn'in bidâyetinde mağlûbiyetinin hikmeti nedir?"

"Elcevap: Müşrikler içinde, o zamanda saff-ı sahabede bulunan ekâbir-i sahabeye istikbalde mukabil gelecek Hazret-i Hâlid gibi çok zatlar bulunduğundan, şanlı ve şerefli olan istikballeri nokta-i nazarında bütün bütün izzetlerini kırmamak için, hikmet-i İlâhiye, hasenât-ı istikbaliyelerinin bir mükâfât-ı muaccelesi olarak mazide onlara vermiş, bütün bütün izzetlerini kırmamış. Demek mazideki sahabeler, müstakbeldeki sahabelere karşı mağlûp olmuşlar-tâ, o müstakbel Sahabeler, berk-i süyuf korkusuyla değil, belki bârika-i hakikat şevkiyle İslâmiyete girsin ve o şehâmet-i fıtriyeleri çok zillet çekmesin."(1)

Mekke'nin Fethi'nden sonra bu kez Taif şehrindekiler Müslüman olmayan kabileleri yanlarına aldılar ve Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar. Hazreti Peygamber (asm) onların üzerine ordusunu gönderdi. Huneyn denilen yerde yapılan savaşı, Müslümanlar kazandı. Bu muharebede mağlup olan Taifliler Taif'e döndü; netice olarak Evtas bölgesi ve Taif Şehri'nin Kuşatılmasına ortam hazırladı.

Huneyn Savaşı Tevbe Suresi'nde şöyle geçmektedir:

"Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız."

"Sonra Allah, Resûlü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır." (Tevbe Suresi, 9/ 25 ve 26)

Mekkeliler için Uhud savaşı ne ifade ediyor ise Taifliler içinde Huneyn savaşı aynı manayı ifade ediyor. Hevâzin ve Sekîf, Arabistan'ın en büyük iki kabilesiydi. Bunlar, diğer küçük kabileleri de hatta Rasûl-i Ekrem (asm)'in sütannesi Halîme'nin kabilesi olan "Sa'doğulları" kabilesini bile yanlarına almışlardı.

Huneyn vadisinde bu suretle, Peygamber Efendimiz (asm)'e karşı, yirmi bin kişilik büyük bir kuvvet toplanmış oldu. Hareketlerine "ölüm-dirim" süsü verebilmek için, bunlar kadınlarını da çocuklarını da beraberlerine almışlar; koyunlarını, sığırlarını da savaş meydanına getirmişlerdi.

(1) bk. Lem'alar, Yedinci Lem'a.