"Şu alçak siyasettir ki (K.T.T)ni zahiren tel'in ettiği halde, gizlice dehalet ediyor..." cümlesini açıklar mısınız?


"S - Neden bu kadar İ.g.z. siyaseti galip çıkar?"

"C - Siyasetinin hassa-i mümeyyizesi, fitnekârlık, ihtilâftan istifade, menfaat yolunda her alçaklığı irtikâp etmek, yalancılık, tahripkârlık, hariçte menfîliktir."

"Bir adam, kocaman bir binayı bir günde harap eder, bir taburu ihtilâle verir. Şu alçak siyasettir ki, K.T.T.'i (Kostantin'i kast ediyor.) zahiren tel'in ettiği halde, gizlice dehalet ediyor. Fenalık ve ahlâk-ı seyyie, siyasetine vasıta olduğu için, her yerde ahlâk-ı seyyieyi himâye ederek teşci eder. Şimdiki İstanbul hali şahittir."
(1)

Konstantinos I, (2 Ağustos 1868 - 11 Ocak 1923), 1913-1917 ve 1920-1922 dönemlerinde Yunanistan kralı. I. Dünya Savaşı sırasında izlediği Alman yanlısı tutum nedeniyle 1917'de İtilaf Devletleri ve Yunanlı muhaliflerince tahttan indirilmiş, tahta yeniden çıkmasının ardından Anadolu'da giriştiği serüven Yunanlıların yenilgisiyle sonuçlanınca 1922'de tahttan çekilmiştir.

Kral I. Georgios'un en büyük oğluydu. Almanya'da yükseköğrenim gördü. Komuta ettiği birliklerin 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda yenilgiye uğramasına karşın 1900'de başkomutanlığa getirildi.1909'da Girit Adası'nı Yunanistan'la birleştimeyi amacını gerçekleştiremedi.1912-1913 Balkan Savaşları'nda saygınlığını tekrar kazanarak 6 Mart 1913'te babasının ardından tahta çıktı. Alman imparatoru II. Wilhelm'in eniştesi olduğu için, I. Dünya Savaşı patlak verince, Başbakan Elefterios Venizelos'un itilaf devletlerini desteklemesine karşın Yunanistan'ı tarafsız tutmaya çalıştı. İtilaf Devletleri'nin Selanik'i işgal etmesi (Ekim 1915), Venizelos'un İtilaf yanlısı ayrı bir hükümet kurması (Ekim 1916) ve İtilaf Devletleri'nin tahttan çekilmesi yönündeki baskıları sonucunda 12 Haziran 1917'de tahtı ikinci oğlu Aleksandros'a bırakmak zorunda kaldı. Ama taht üzerindeki hakkından vazgeçmedi. Aleksandros'un ölümü ve Venizelos'un iktidardan düşmesinin ardından (1920) yapılan plebisitle yeniden tahta çıktı. Venizelos'un Türk düşmanı siyasetini sürdürerek Yunanistan için felaketle sonuçlanan Anadolu serüvenine girişti. Askeri bir ayaklanma sonucunda 27 Eylül 1922'de tahtı büyük oğlu II. Georgios'a bıraktı.

Avrupa hükümetleri Konstantinos’u  görünüşte siyasi planlarından dolayı lanet ettiği halde, siyaseten el altından destekleniyordu. Bu da siyasetin ne kadar alçak ve iki yüzlü olduğunu gösteriyor. Bunun uzantıları İstanbul'da cereyan ettiği, Üstad'ın ifadelerinden anlaşılıyor. Yani zahiren Konstantinos’u lanetleyip, içten içe de onu destekleyen iş birlikçilerinin de İstanbul'da olduğuna işaret ediyor.

(1) bk. Tulûât