Bir kısım ehl-i takva, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da hayal gibi elli bin senelik bir mesafeyi, bir günde kat'eder... Bu cümlenin izahını ve iki ayetin hangileri olduğunu yazar mısınız?


İnsanoğlu gerek ibadetleriyle, gerekse kulluğuyla, kendisini asrın hastalıklarından muhafaza etmesi ölçüsünde, manevi iklimde belli bazı makamlara gelir. İşte bu şekildeki ehli takva olan insanlar, âdeta şimşek süratinde bin senelik bir yolu bir günde kat'eder, alır. Belki şimşekten daha süratli olan hayal gibi, bu zatlar elli bin senelik bir mesafeyi bir günde alabilirler. Bu dünyada Cenab-ı Hak bazı veli kullarını nuraniyet sırrıyla bir anda farklı yerlerde bulundurabilmektedir.

Cenab-ı Hakk'ın yarattığı mahluklardan olan melekler de bu sırra haizdir.

Mesela Hz. Azrail (as) bir anda nuraniyyet sırrıyla yaklaşık altı yüz bin insanın ruhunu alabilmektedir. Aynı anda haşmetli kanatlarıyla Cenab-ı Hakk'a ibadet etmektedir. Bir şey diğer bir şeye mani olmamaktadır. Bediüzzaman Hazretleri bu mevzuyu özellikle On Altıncı Söz'de gayet tafsilatlı bir şekilde izah etmiştir. İşte Kur'an-ı Azimüşşan bu mevzuyu teyid sadedinde iki ayeti kerimesiyle mevzuyu aklımıza yakınlaştırır, izah eder.

Dördüncü Söz'de ifade edilen iki ayet-i kerime:

"Gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra bütün bu işler, sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde ona yükselir." (Secde, 32/5)

"Melekler ve ruh, onun arşına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler."(Mearic, 70/4)