"Hayat sebebiyle karınca küreden büyük olur, / Ger mizanü’l-vücutla karıncayı tartarsan, onda çıkan kâinat küremize sıkışmaz. Bence küre hayevândır..." ifadelerini açıklar mısınız?


Burada asıl dikkat çekilen nokta, hayat üzerindeki kudret mucizesidir. Hayat öyle bir sanattır ki teşekkülü için bütün kâinatın çarklarının ve dişlilerinin dönmesi gerekir.

Mesela, bir nokta kadar cisme ve çok basit bir hayata mazhar olan karınca, hayat vasıtasıyla öyle bir kıymet ve genişlik alıyor ki, hayatı olmayan dağları ve galaksileri sanat itibariyle geride bırakıyor.

Bir karıncanın hayata mazhar olması ve hayatını devam ettirebilmesi için, Güneş sisteminin eksiksiz ve noksansız hareket edip işlemesi lazımdır. Güneş olmasa hayat olmaz, hayat olmaz ise karınca olmaz. Demek ki karıncanın hayatı Güneş sistemindeki intizama bağlıdır.

Kaldı ki bu sadece Güneş sistemi ile alâkalı da değildir, bütün kâinat fabrikasının işlemesi ve intizamı ile alâkalıdır.

Hayatın olabilmesi ve devam etmesi için başta dört unsur olan hava, su, toprak, ateş ve nice şartlar gereklidir. Bu unsurlardan birisi olmasa hayat olmaz. Zira hayat, kâinat fabrikasının bir meyvesi, hulasası ve neticesidir. O küçücük karıncanın hayatlanması ve hayatının devamı için bütün kâinatın unsurları ile beraber işlemesi ve ona hizmetkâr olması gerekiyor. Faraza dünya üzerinde sadece bir karınca kalsa, yine de kâinatın aynı kararlılıkla işleyip devam etmesi gerekiyor. 

İşte Üstad Hazretleri bu vechesi itibariyle hayat sahibi olan bir karıncayı, kâinata karşı müsavi görüyor. Karınca, hayat sayesinde âdeta şuurlu bir fert gibidir ve bütün kâinat ona hizmetkârdır. Sanat noktasından cansız küre ile bir karınca tartıya konulsa, kürenin karıncaya kavuşamadığını görürürüz. Burada hayatın sanat yönüne bir atıf yapılıyor ve dikkat çekiliyor.

Burada ikinci bir husus, hayat ile meyyit arasındaki kıymet farkıdır. Bir tek hayat, milyonlar meyyit varlıklardan daha parlak ve daha üstündür. Mesela, yaşayan tek bir arı, milyonlarca ölü arıdan daha kıymetlidir. Bir insanın nazarındaki meyyit olan küre, hayatlı olan karıncanın yarısı kadar bile değer taşımaz.

Kürenin hayvan olmasından maksat ise, maddeci felsefenin zannettiği gibi dünyamız meyyit cisimlerden ibaret değildir. Dünya, hayat sahiplerine nasıl bir beşik ise, aynı şekilde dünyanın kendisi de çok hikmet ve güzelliklere hizmet eden, hayata hayat bahşeden bir mezraadır. Yani müminin nazarında dünya işe yaramayan, âdeta bir ölü gibi manasız ve hikmetsiz bir mahlûk değildir. Bu yönü ile dünya bir hayatlı hayvan gibidir. Üzerinde Allah’ın çok sanat ve hikmetlerini şuur sahibi nazarlara ilan ediyor.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Canlı karınca, küremizden büyüktür. (Video)