"Mesele-i İmamet bir mesele-i fer'iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden,.." Burayı izah eder misiniz, özellikle "mesele-i fer'iye"den maksat nedir?


"Mesele-i İmamet bir mesele-i fer'iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden, bir mesâil-i imaniye sırasına girip, ilm-i kelâmda ve usulüddinde medar-ı nazar olduğu cihetle, Kur'ân'a ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan, cüz'î bahsedildi."(1)

İslami ilimlerde bahis ve meseleler, asli ve feri olmak üzere iki sınıfa ayrılır.  Allah ve Resulünün (asm) açık ve muhkem bir şekilde izah ve beyan etmediği konulara feri konular denilir. Feri konular, asli konulara nispetle daha az önem arz eder. Asli bir mesele gündemde iken, feri bir konu üstünde durulmaz. İmansız bir adama feri konulardan dem vurulmaz, onlardan bahis açılmaz. 

İmamet ve hilafet meselesi aslı itibari ile feri bir konu iken, iş inanca ve itikada kadar uzatılınca, meselenin bir yüzü asli konu haline getirilmiştir. Bu sebeple iman ve farzlardan bahseden ilim dalları, bu imamet meselesinden de bahsetmek mecburiyetinde kalmıştır.

Dört halifenin imamlığı ve fazilet sıralaması, birçok mezhebin oluşmasına sebep olmuştur. Bu mesele daha da ileri götürülüp imana da ilişir bir hal alınca, artık ferilikten çıkıp asli olan imana dair bir konu haline dönüşmüştür.

İmam Ali (ra)’ı üstün görüp onu diğer üç halifeye takdim eden bidat mezhepler, daha da ileri gidip üç halifeye düşmanlık beslemişler, hatta bazı müfrit guruplar işi tekfire kadar götürmüşlerdir. Bundan dolayı da bu mesele imana dair bir mesele haline girmiş.

Üstad  Hazretleri de bu sebeple bu mesele hakkında fikir beyan ediyor. Şâyet böyle aşırılıklar olmasa idi, Üstad Hazretleri bu meseleye değinmez ve Risale-i Nurlara koymazdı. Zira Risale-i Nurların asıl vazifesi; asli olan imana dair meselelerin hallidir.

(1) bk. Lem'alar, Dördüncü Lem'a.