Cesetlerin ihyası ve inşası nasıl olacak? İnsan vücudu altı ayda bir hücre değişimine tabi tutulmuş, hangi zerrelerimizle dirileceğiz?


Haşirde cesetlerin inşası ve yeniden iade edilmesi meselesinde, nasıl ve ne şekilde olacağı konusunda iki farklı görüş vardır.

Birinci görüş: İnsanın bedeni bir kışla veya bir mektep gibi, orda talim gören zerreler, birbirleri ile bir ünsiyet ve ülfet etmesinden, ölüm ile dağılsalar, herbiri bir tarafa gitseler de, kışlada istirahat için dağılmış taburu bir boru sesi ile toplamak gibi, İsrafilin sura üflemesi ile o dağılmış zerreler tekrar kışlaları hükmünde olan cesetlerine dönerler ve vazife başına gelirler denilmiştir.

İnsan cesedi hiç yokken, zaten mevcudat aleminde dağınık bir şekilde idi, Allah bu cesedi yiyecek ve içecekler vasıtası ile o dağınık vaziyetten toplatıp, babanın beline sperm olarak cem ediyor. Yani cesette vazifeli zerreler, zaten dağınık iken, toplanması mantıklı olurken, ölümle gelen dağılmadan sonra ikinci bir toplanma neden mantıklı olmasın denilebilir, bu fikri savunanlar açısından. Hangi zerrelerin vücutta toplanması meselesi, bizim akıl terazimizle tartılacak bir mesele değildir.

İkinci görüş: İnsanın kuyruk sokumu denilen yerde, acbüzzeneb denilen, tohum gibi esas bir zerresi vardır. Bu zerre uçağın karakutusu gibi zarar görmeyecek bir sağlamlığa ve mahiyete sahiptir. 

Allah, bu asıl ve esas olan tohum gibi zerreden, tekrar insanın cesedini inşa eder. Tıpkı bir damla sudan, başlangıçta insanı inşa etmesi gibi ya da küçücük incir tohumundan, koca incir ağacının yaratılması gibi, insan da o aczüzeneb denen esas zerreden yeniden inşa olur. Her bahar mevsiminde milyonlarca tohumdan ceset inşa eden ve gözümüz önünde sürekli provaları yapılan bu inşa hakikati gayet aklidir. Bugün fen insanın gözle görünemeyecek kadar küçük spermlerden olduğunu ifade ediyor; bu sperm ile o esas olan zerre arasında hiçbir fark yoktur, onu ondan yapan bir kudret şunu bundan yapabilir mi diye şüpheye düşmek akıl karı olmaz.

Bu iki görüşten ikincisi, Risale-i Nur meslek ve meşrebine daha yakın ve uygun olmasından, biz ikinci görüşü esas alıyoruz. Üstad Hazretleri de zaten İşaratü'l-İ’caz'da buna işaret ediyor:

"Arkadaş! Zahire nazaran, haşirde, ecza-yı asliye ile ecza-yı zaide birlikte iade edilir. Evet, cünüp iken tırnakların, saçların kesilmesi mekruh ve bedenden ayrılan her bir cüz'ün bir yere gömülmesi sünnet olduğu, ona işarettir. Fakat tahkike göre, nebatatın tohumları gibi 'acbü'z-zeneb' tabir edilen bir kısım zerreler, insanın tohumu hükmünde olup, haşirde o zerreler üzerine beden-i insani neşv ü nema ile teşekkül eder."(1)

(1) bk. İşaratü'l-İ’caz, Bakara Suresi 4. Ayet Tefsiri.