"Ders-i hakaik-i Kur'âniye ile meşgul olduğum miktarca, Şeyh Said hâdisâtı zamanında vesveseli hükümet, hiçbir cihette bana ilişmedi ve ilişemedi." cümlesini yorumlar mısınız?


"Meselâ, bu biçare Said, Van'da ders-i hakaik-i Kur'âniye ile meşgul olduğum miktarca, Şeyh Said hâdisâtı zamanında vesveseli hükümet, hiçbir cihette bana ilişmedi ve ilişemedi. Vakta ki neme lâzım dedim, kendi nefsimi düşündüm, âhiretimi kurtarmak için Erek Dağında harabe mağara gibi bir yere çekildim. O vakit sebepsiz beni aldılar, nefyettiler; Burdur'a getirildim."(1)

Burada "Şeyh Said hadisesine karışmadığım ve onu ihmal ettiğim için şefkat tokadı yedim" demiyor. "Ben ne zaman Kur’an hakikatlerini düşünürsem ve halisen ona hizmet edersem bela ve musibetlerden korunuyordum" diyor ve örnek olarak Şeyh Said hadisesini gösteriyor.

Yani Üstad Hazretleri "Şeyh Said Hadisesi hengamında, iman ve Kur’an hakikatleri ile halisane meşgul olduğum için hükümet bana ilişmedi, ilişemedi." diyor. Halbuki Şeyh Said olayı siyasi çalkantının bol olduğu ve hükümetin daha ziyade ilişmesi gerektiği bir esnadır. Üstad Hazretleri buna rağmen "Kur’an hakikatleri ile meşgul olmam beni hükümetin şerrinden ve zulmünden muhafaza etmiştir." diyor. Yoksa Şeyh Said olayına karışmadığım için şefkat tokatı yedim demiyor.

"Ne zaman Kur’an hakikatlerini ders vermek işini bıraktım, sadece nefsimi kurtarma telaşına düştüm, o zaman şefkat tokadına müstahak oldum." diyor.

Üstad'ın şefkat tokadı yemesinin sebebi; cemiyetin imanını kurtarmak vazifesini terk edip, şahsi kemalatı için çabalamasıdır.

(1) bk. Lem'alar, Onuncu Lem´a (Şefkat Tokatları)