Sarayın ve müştemilatının yaratılmasının ve bekasının temel gayesi olarak; "Yaver-i Ekremin varlığı ile ahalinin onu dinleyip itaat etmesi" gösteriliyor. Bu âlemin Allah’a bakan veçhesi, en önemli maksat ve gayesi değil mi?


Soruda sözü edilen ifadeler şöyle son bulmaktadır:

"Anlaşılmaz bir kitap, muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır."(1)

Bu hükümden de açıkça anlaşıldığı gibi, bu kâinat kitabının yazılmasındaki esas maksat, onu yapan ve yaratan zatın tanınmasıdır. Peygamberler bu kitabın doğru okunması için gönderilmişlerdir. Eğer o muallimler gönderilmese bu kitap anlaşılmayacak, doğru okunmayacaktır. Nitekim, kâinatı yanlış okuyanlar, kendilerini “putlara, zamana, maddeye, evrime,…,” vermek suretiyle doğru yoldan sapmışlardır. Kâinat fabrikası, faaliyetini bu sapkınlar için sürdürmez.

Kâinat kitabının muallimsiz olmasıyla, muallimin dinlenmemesi aynı sonucu doğurur. Her iki halde de o kitaptaki manaları kimse okumamış olur ve bu kâinatın varlığına son verilir.

Kıyametin kâfirlerin başına kopacağı gerçeği, bu temsilde aklı ikna edecek şekilde çok güzel ortaya konulmuştur.

(1) bk. Sözler, On Birinci Söz.