"Tanımak merakından, tılsım sahibinin muhabbeti neş'et etti. Ve şu muhabbetten, tılsımı açmak arzusu neş'et etti. Ve o arzudan, tılsım sahibini razı edecek ve hoşuna gidecek bir güzel vaziyet almak iradesi neş'et etti." cümlesini açıklar mısınız?


"Bu acip işler birbiriyle alâkadardır. Hem bir emirle hareket ederler gibi görünüyor. Öyleyse bu işlerde bir tılsım vardır. Evet, bunlar bir gizli hâkimin emriyle dönerler. Öyleyse ben yalnız değilim. O gizli hâkim bana bakıyor, beni tecrübe ediyor, bir maksat için beni bir yere sevk edip davet ediyor."

"Şu tatlı korku ve güzel fikirden bir merak neş'et eder ki: 'Acaba beni tecrübe edip kendini bana tanıttırmak isteyen ve bu acip yolla bir maksada sevk eden kimdir?'

"Sonra, tanımak merakından, tılsım sahibinin muhabbeti neş'et etti. Ve şu muhabbetten, tılsımı açmak arzusu neş'et etti. Ve o arzudan, tılsım sahibini razı edecek ve hoşuna gidecek bir güzel vaziyet almak iradesi neş'et etti."
(1)

İnsanın fıtratında; Allah’ı tanımak ve muhabbet etmek istidadı vardır. Bunun gereği olarak insanlar daima inanmak ihtiyacı hissetmişlerdir. Kimi insanlar peygamberlerin getirdiği hak davaya iman edip, fıtratındaki bu inanma ihtiyacını tatmin ederlerken, kimi insanlar da farklı şeylere taparak fıtratın bu ihtiyacını batıl ilahlarda aramışlardır. Şu kâinata ve ondaki mükemmel intizama dikkat eden insanın, bu hikmetli nizamı kuran Zat'a  karşı lâkayd kalması düşünülemez. San’attaki mükemmellik san’atkârı gösterir. San’atı sevip san’atkârı sevmemek akıl kârı değildir.

Bu temsildeki bahtiyar zât, içinde bulunduğu mükemmel nizamdan, nizam sahibine intikal ediyor, O’na muhabbet edip rızasını kazanmaya kalben bir iştiyak duyuyor. 

Aynı şekilde insan da şu kâinattaki mükemmel intizamı seyrettiği zaman, onun arkasındaki Nazzâm'ı görür, kalbinde O’na karşı bir muhabbet hâsıl olur ve O’nun razı olacağı şeyleri merak edip öğrenir ve hayatına tatbik eder.  

Burada tılsım, kâinatın içindeki mükemmel fiil ve intizamdır, tılsımı açmak isteyen meraklı bahtiyar zât ise mümin kimsedir.  Tılsım sahibi ise kâinat ve ondaki intizamı yaratan Allah’tır.

(1) bk. Sözler, Sekizinci Söz.